<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ayak Üstü Haber</title>
    <link>https://www.ayakustuhaber.com</link>
    <description>www.ayakustuhaber.com, Türkiye’den ve dünyadan en güncel haberleri anında sunar. Bursa gündemi, siyaset, spor, magazin, seyahat, yaşam ve köşe yazıları gibi geniş içerik yelpazesiyle okuyucusuna tarafsız ve hızlı bilgi akışı sağlar.
Sitedeki tüm haber içerikleri 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. İzin alınmadan, kaynak gösterilse dahi hiçbir içerik kopyalanamaz, yayınlanamaz veya başka bir mecrada kullanılamaz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ayakustuhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>www.ayakustuhaber.com Şahan Medya Productıon  @copyright2025 habercilik</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 26 May 2026 20:00:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Stres Dişleri Vuruyor]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/stres-disleri-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/stres-disleri-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda artan stres düzeyi, yalnızca ruh sağlığını değil ağız ve diş sağlığını da doğrudan etkiliyor. Özellikle ‘diş sıkma’ olarak bilinen bruksizm vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanırken, uzmanlar bu sorunun çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dt. Yaren Aydın, stresin dişler üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p>Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, ekonomik kaygılar ve dijital bağımlılık, bireylerde istemsiz diş sıkma alışkanlığını tetikleyebiliyor. Çoğunlukla gece uykuda meydana gelen bu durum, hastaların uzun süre sorunun kaynağını fark edememesine neden oluyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eyrice ADSM Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dt. Yaren Aydın, konuyla ilgili yaptığı açıklamada diş sıkmanın yalnızca dişlerde aşınmaya yol açmadığını, aynı zamanda çene ve baş ağrılarını da beraberinde getirdiğini belirterek, “Son dönemde hastalarımızda diş sıkma ve gıcırdatma şikayetlerinde belirgin bir artış gözlemliyoruz. Stres, bu durumun en önemli tetikleyicilerinden biri. Hastalar genellikle sabah çene ağrısı, baş ağrısı veya diş hassasiyeti ile başvuruyor. Oysa sorun çoğu zaman gece boyunca farkında olmadan gerçekleşen diş sıkmadan kaynaklanıyor” dedi.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlara göre diş sıkma problemi sabahları çene ve yüz kaslarında ağrıya yol açarken, gün içinde baş ve boyun ağrısıyla kendini gösterebiliyor; aynı zamanda dişlerde hassasiyet ve aşınma meydana gelirken, çene ekleminde tıklama ya da kilitlenme hissi de görülebiliyor. Bu belirtilerin hafife alınması durumunda ise ilerleyen süreçte diş kırıkları, diş eti problemleri ve çene eklemi rahatsızlıkları gibi daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dt. Yaren Aydın, diş sıkmanın tedavi edilebilir bir sorun olduğunu vurgulayarak erken teşhisin önemine dikkat çekerek, “Bu sorunun çözümünde en önemli adım, hastanın durumunun doğru teşhis edilmesidir. Kişiye özel hazırlanan gece plakları dişlerin aşınmasını önlerken, çene kaslarının rahatlamasına da yardımcı olur. Bunun yanı sıra stres yönetimi de tedavinin önemli bir parçasıdır” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlar, diş sıkma probleminin kontrol altına alınabilmesi için stresin azaltılmasına yönelik düzenli egzersiz yapılması, uyku düzenine dikkat edilmesi, kafein ve alkol tüketiminin sınırlandırılması, gerekli durumlarda psikolojik destek alınması ve diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p></p>

<p>Fark edilmeden ilerleyebilen diş sıkma alışkanlığı, erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Uzmanlar, özellikle stresin yoğun olduğu dönemlerde ağız ve diş sağlığı kontrollerinin aksatılmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/stres-disleri-vuruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/05/stres-disleri-vuruyor.png" type="image/jpeg" length="63077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Karacalar: “Amaç yalnızca estetik değil, daha güvenli ve öngörülebilir cerrahi]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-ahmet-karacalar-amac-yalnizca-estetik-degil-daha-guvenli-ve-ongorulebilir-cerrahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-ahmet-karacalar-amac-yalnizca-estetik-degil-daha-guvenli-ve-ongorulebilir-cerrahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık sektöründeki teknolojik devrim, ameliyathanelere ulaştı. Yapay zekâ (AI) sistemleri, ameliyat öncesi planlamadan risk tahminine kadar pek çok alanda estetik ve rekonstrüktif cerrahiyi yeniden şekillendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<center></center>

<p><br />
Son yıllarda hız kazanan akademik çalışmalar, AI destekli sistemlerin plastik cerrahide daha düşük komplikasyon oranları ve daha yüksek hasta memnuniyeti sağladığını ortaya koyuyor.<br />
İstanbul Ataşehir'de çalışmalarını yürüten Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı ve heykeltıraş Prof. Dr. Ahmet Karacalar'a göre, teknoloji artık sadece bir araç olmaktan çıkıp cerrahların klinik karar süreçlerinde kritik bir "dijital asistan" haline gelmiş durumda.<br />
Prof. Dr. Karacalar, "Yapay zekâ sayesinde bir hastanın yüz analizini, cilt değerlendirmesini veya anatomik ölçümlerini mikron düzeyinde hassasiyetle yapabiliyoruz. Ancak asıl mesele, algoritmaların sunduğu bu soğuk veriyi cerrahın sanatsal vizyonuyla nasıl harmanladığıdır," diyor.</p>

<h3><br />
<strong>Bilimsel veriler ne söylüyor?</strong></h3>

<p>Dünyanın önde gelen bilim dergilerinden <i>Nature</i>'da yayımlanan yakın tarihli bir araştırma, bu teknolojik sıçramanın boyutlarını gözler önüne seriyor.<br />
Araştırmaya göre, AI tabanlı görüntü analiz sistemleri, cilt kanseri tespitinde uzman dermatologlarla eşdeğer doğruluk oranlarına ulaştı. Uzmanlar, bu gelişmenin özellikle rekonstrüktif (onarım) plastik cerrahide erken tanı ve cerrahi planlama açısından devasa bir potansiyel taşıdığı konusunda hemfikir.<br />
'Sürprizlere yer yok'</p>

<p><br />
Algoritmaların estetik cerrahiye sunduğu en büyük katkılardan biri de hasta güvenliği ve psikolojisi üzerinde görülüyor.<br />
Makine öğrenmesi sistemleri, binlerce geçmiş hasta verisini saniyeler içinde tarayarak olası komplikasyon risklerini operasyon öncesinde öngörebiliyor. Bu durum, ameliyat masasında karşılaşılabilecek sürprizleri en aza indiriyor.</p>

<p><br />
Teknolojinin hasta iletişimini de dönüştürdüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Karacalar, "Hastalar dijital simülasyonlar sayesinde ameliyat sonrası olası sonuçları önceden görebiliyor," diye ekliyor. "Beklentilerin daha gerçekçi bir zemine oturtulması, cerrah ile hasta arasındaki güven bağını güçlendiriyor ve nihai memnuniyeti artırıyor."<br />
Özellikle yüz estetiğinde üç boyutlu simülasyonlar, rinoplastide (burun estetetiği) dijital analizler ve meme rekonstrüksiyonunda kişiselleştirilmiş planlamalar, kliniklerde standart birer prosedür olma yolunda ilerliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><br />
<strong>Gelecekte bizi ne bekliyor?</strong></h3>

<p>Araştırmacılar, önümüzdeki yıllarda artırılmış gerçeklik (AR) destekli ameliyatların, gerçek zamanlı cerrahi navigasyon sistemlerinin ve otonom mikrocerrahi robotlarının yaygınlaşacağını öngörüyor.</p>

<p><br />
Tıp literatürüne kazandırdığı 'Lenf Koruyucu Super Dry tekniğiyle de bilinen Prof. Dr. Karacalar'a göre; teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, insan dokusuna saygılı, ısısız ve travmasız cerrahi yaklaşımlar merkeze alınmak zorunda. Görünen o ki, yapay zekâ estetik cerrahide başarıyı salt tıbbi bir sonuç olmaktan çıkarıp, veri ve sanatın kusursuz bir ortaklığına dönüştürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-ahmet-karacalar-amac-yalnizca-estetik-degil-daha-guvenli-ve-ongorulebilir-cerrahi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/05/prof-dr-ahmet-karacalar-amac-yalnizca-estetik-degil-daha-guvenli-ve-ongorulebilir-cerrahi1.jpg" type="image/jpeg" length="75574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Eti Kanaması Sessiz Tehlike]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/dis-eti-kanamasi-sessiz-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/dis-eti-kanamasi-sessiz-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız ve diş sağlığında sık karşılaşılan sorunlardan biri olan diş eti kanaması, çoğu zaman basit bir durum gibi görülse de uzmanlara göre ciddi hastalıkların habercisi olabiliyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, diş eti kanamasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Diş eti kanamasının genellikle diş fırçalarken ya da sert gıdalar tüketirken fark edildiğini ifade eden Diş Hekimi Nihal Salı, bu durumun sağlıklı diş etlerinde görülmemesi gerektiğini belirterek, “Diş eti kanaması, çoğu zaman diş eti iltihabının ilk belirtisidir. Hastalar bunu geçici bir durum olarak değerlendirip önemsemeyebiliyor. Oysa bu kanamalar, tedavi edilmediğinde daha ciddi diş eti hastalıklarına ve hatta diş kaybına kadar ilerleyebilir” dedi.</p>

<p></p>

<p>Diş eti hastalıklarının erken evrede fark edilmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Diş Hekimi Nihal Salı, “Diş eti kanaması, vücudun verdiği bir uyarı sinyalidir. Bu sinyali doğru okumak gerekir. Erken dönemde yapılacak basit tedavilerle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ancak ihmal edildiğinde kemik kaybı ve dişlerin sallanması gibi geri dönüşü zor sonuçlarla karşılaşılabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Diş eti sağlığını korumak mümkün</strong></h3>

<p></p>

<p>Diş eti sağlığını korumanın sanıldığı kadar zor olmadığını söyleyen Eyrice ADSM Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, düzenli ve doğru ağız bakım alışkanlıklarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti. Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalamanın, diş ipi ve ara yüz temizleyicilerinin düzenli kullanımının ve belirli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gidilmesinin diş eti kanamasını önlemede önemli rol oynadığını vurguladı. Ayrıca aşırı sert fırçalamadan ve yanlış diş fırçası seçiminden kaçınılması gerektiğini belirten Dt. Nihal Salı, sigara kullanımının azaltılmasının ya da tamamen bırakılmasının ve dengeli, vitamin açısından zengin bir beslenme düzeninin de diş eti sağlığını korumada etkili olduğunu dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Diş eti kanamasının kendi kendine geçmesini beklemenin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirten Dt. Nihal Salı, “Kanama birkaç gün içinde düzelmiyorsa mutlaka bir diş hekimine başvurulmalı. Erken müdahale ile hem diş eti sağlığı korunur hem de daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulmaz” ifadelerini kullandı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/dis-eti-kanamasi-sessiz-tehlike</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/05/dis-eti-kanamasi-sessiz-tehlike.png" type="image/jpeg" length="42793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mehmet Soydan Kimdir? Çocuk Doktoru Dr. Mehmet Soydan’ın Hayatı ve Mesleki Geçmişi]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/mehmet-soydan-kimdir-cocuk-doktoru-dr-mehmet-soydanin-hayati-ve-mesleki-gecmisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/mehmet-soydan-kimdir-cocuk-doktoru-dr-mehmet-soydanin-hayati-ve-mesleki-gecmisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Mehmet Soydan kimdir? Ünye’de uzun yıllar görev yapan çocuk doktoru Mehmet Soydan’ın hayatı, mesleki geçmişi ve kariyerine dair tüm detaylar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Mehmet Soydan, Ordu’nun Ünye ilçesinde uzun yıllar görev yapmış bir Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olarak tanınmaktadır. Yaklaşık 40 yıla yayılan meslek hayatı boyunca özellikle çocuk sağlığı alanındaki çalışmalarıyla bölge halkı tarafından bilinen bir hekim profili çizmiştir.</p>

<h3>Mehmet Soydan kimdir?</h3>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Soydan, çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlaşmış bir doktordu. Kamuya açık yerel kaynaklara göre, meslek hayatının büyük bölümünü Ordu’nun Ünye ilçesinde geçirmiş ve burada çocuk hastaların teşhis, tedavi ve takip süreçlerinde aktif rol almıştır.</p>

<p>Uzun yıllara dayanan hekimlik kariyeri, onu yalnızca bir doktor olarak değil, aynı zamanda bölgedeki birçok ailenin yakından tanıdığı bir sağlık profesyoneli haline getirmiştir.</p>

<h3>Dr. Mehmet Soydan nasıl tanındı?</h3>

<p>Mehmet Soydan, Ünye’de sürdürdüğü uzun soluklu meslek hayatıyla tanındı. Yaklaşık 40 yıl boyunca çocuk sağlığı alanında görev yapması, onu farklı kuşakların sağlık süreçlerinde yer alan bir hekim konumuna getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle Özel Ünye Çakırtepe Hastanesi ile anılan Soydan’ın adı, burada geçirdiği uzun çalışma yıllarıyla öne çıkmaktadır. Yerel basına yansıyan bilgilere göre, meslek hayatına veda sürecinde hastane önünde bir tören düzenlenmiş ve bu törene meslektaşları ile çok sayıda kişi katılmıştır.</p>

<h3>Mehmet Soydan kaç yaşındaydı, nereliydi?</h3>

<p>Kamuya açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre Uzm. Dr. Mehmet Soydan 71 yaşındaydı. Ancak doğum yeri ve eğitim hayatına dair doğrulanabilir detaylı bilgiler açık kaynaklarda net biçimde yer almamaktadır.</p>

<p>Bu nedenle biyografik içeriklerde doğrulanmamış bilgilere yer verilmemesi, hem doğru habercilik hem de etik açıdan önem taşımaktadır.</p>

<h3>Mehmet Soydan’ın mesleki alanı neydi?</h3>

<p>Dr. Mehmet Soydan’ın uzmanlık alanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıydı. Bu tıbbi alan; yenidoğan döneminden ergenliğe kadar çocukların büyüme, gelişme, bağışıklama, enfeksiyon hastalıkları ve genel sağlık takibini kapsayan geniş bir uzmanlık dalıdır.</p>

<p>Soydan da meslek hayatı boyunca bu alana odaklanmış ve Ünye’de çocuk hastaların sağlık süreçlerinde aktif rol üstlenmiştir.</p>

<h3>Kariyerinde hangi kurum öne çıktı?</h3>

<p>Mehmet Soydan’ın adı, özellikle Özel Ünye Çakırtepe Hastanesi ile birlikte anılmaktadır. Yerel haberlerde, uzun yıllar bu kurumda görev yaptığı ve meslek hayatının önemli bir bölümünü burada geçirdiği ifade edilmektedir.</p>

<p>Bu durum, Soydan’ın kariyerinin büyük ölçüde Ünye’deki sağlık hizmetleriyle iç içe olduğunu göstermektedir.</p>

<h3>Alanında nasıl bir profil çizdi?</h3>

<p>Yerel kaynaklarda Mehmet Soydan, uzun yıllar aynı bölgede hizmet veren bir çocuk doktoru olarak anılmaktadır. Binlerce çocuğun sağlık sürecinde yer aldığı ve bölge halkı tarafından tanınan bir hekim olduğu belirtilmektedir.</p>

<p>Bununla birlikte, biyografik değerlendirmelerde ölçülü bir dil kullanmak önemlidir. Soydan için en doğru tanım; uzun yıllar çocuk sağlığı alanında hizmet vermiş, mesleki kimliğiyle öne çıkan bir uzman hekim olduğudur.</p>

<h3>Mehmet Soydan bugün hangi yönüyle biliniyor?</h3>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Soydan, günümüzde özellikle Ünye’deki uzun meslek hayatı ve çocuk sağlığı alanındaki katkılarıyla hatırlanmaktadır. Kamuya açık bilgilere göre Soydan, 2 Mayıs 2026 tarihinde hayatını kaybetmiştir.</p>

<p>Yerel basında yer alan haberlerde cenaze programı ve veda sürecine ilişkin detaylar paylaşılmıştır. Soydan’ın biyografisi, çocuk sağlığı alanında uzun yıllar görev yapmış bir hekimin mesleki yolculuğu üzerinden değerlendirilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/mehmet-soydan-kimdir-cocuk-doktoru-dr-mehmet-soydanin-hayati-ve-mesleki-gecmisi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/05/mehmet-soydan-kimdir-cocuk-doktoru-dr-mehmet-soydanin-hayati-ve-mesleki-gecmisi.png" type="image/jpeg" length="96831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülüş Tasarımıyla Özgüven Yeniden Kazanılabiliyor]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/gulus-tasarimiyla-ozguven-yeniden-kazanilabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/gulus-tasarimiyla-ozguven-yeniden-kazanilabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birçok kişi dişlerindeki renk değişimleri, çapraşıklık ya da diş eti problemleri nedeniyle gülüşünü gizlemeyi tercih edebiliyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda kişinin özgüvenini de etkileyebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, gülüş tasarımının kişiye özel planlanan bir tedavi süreci olduğunu belirterek, modern diş hekimliği teknolojileri sayesinde estetik ve doğal sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Gülüş tasarımının yalnızca dişlerin görünümünü düzeltmekten ibaret olmadığını ifade eden Dt. Üçekiz, planlama sürecinde yüz ve ağız yapısının bütüncül olarak değerlendirildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Dt. Ragıp Üçekiz, “Gülüş tasarımı yaparken sadece dişlere bakmıyoruz. Yüz hatları, dişlerin formu, diş eti seviyesi ve dudak yapısı gibi birçok faktörü birlikte değerlendiriyoruz. Amaç, kişinin yüzüne en uygun ve doğal görünen gülüşü oluşturmak” dedi.</p>

<p></p>

<p>Dişlerdeki estetik sorunların birçok kişide gülmekten kaçınma davranışına yol açabildiğini dile getiren Dt. Üçekiz, bu durumun sosyal yaşamı da etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p>Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, “Gülüşünü gizleyen çok sayıda hastamız var. Dişlerdeki renklenmeler, çapraşıklıklar veya eski restorasyonlar kişinin gülmekten çekinmesine neden olabiliyor. Gülüş tasarımıyla bu sorunları değerlendirerek hastaya hem estetik hem de doğal bir gülüş kazandırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Dijital teknolojilerin tedavi planlamasında önemli kolaylıklar sağladığını belirten Dt. Üçekiz, günümüzde dijital ölçüm ve planlama sistemleri sayesinde hastaların tedavi öncesinde elde edilecek gülüşü görebildiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>“Günümüzde dijital planlama sayesinde hastalar tedavi öncesinde oluşabilecek gülüşü görebiliyor. Bu da hem hastanın süreci daha iyi anlamasını hem de tedavinin daha planlı ilerlemesini sağlıyor” diyen Dt. Ragıp Üçekiz, doğru planlama ve hekim kontrolüyle uygulanan gülüş tasarımının hastalara hem estetik hem de özgüven açısından önemli kazanımlar sağlayabildiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/gulus-tasarimiyla-ozguven-yeniden-kazanilabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/gulus-tasarimiyla-ozguven-yeniden-kazanilabiliyor.png" type="image/jpeg" length="27464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Nail Kahraman: Gündem Yaratan Ameliyat Sayılarının Perde Arkası]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin gündemine son günlerde kalp ve damar cerrahisi alanında dikkat çeken bir gelişme damga vurdu. Nail Kahraman, Bursa Şehir Hastanesi’nde yürütülen başarılı çalışmalar nedeniyle Bursa Valiliği tarafından başarı plaketi ile onurlandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<br />
Özellikle bir yıl içinde yaklaşık 3.700’ün üzerinde cerrahi işlem gerçekleştirilmesi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve uzun süre gündemi meşgul etti. Ancak bu rakamlar beraberinde bazı yanlış anlaşılmaları ve tartışmaları da getirdi.<br />
Biz de bu yoğun gündemin ardından, işin doğrusunu ve perde arkasını öğrenmek için doğrudan konunun merkezindeki isimle görüştük. Prof. Dr. Nail Kahraman, oluşan algıya açıklık getirmek ve merak edilen tüm sorulara yanıt vermek üzere sorularımızı tek tek yanıtladı.</p>

<p>Ortaya çıkan tablo ise yalnızca sayılardan ibaret değil; yüksek riskli hastalar, düşük mortalite oranları ve güçlü bir ekip başarısının birleşimi… İşte gündem yaratan o başarı hikâyesinin gerçek yüzü…<br />
1. Sizi tanıyarak başlayalım. Bugün geldiğiniz noktayı nasıl tanımlıyorsunuz?<br />
Nail Kahraman:1979 Fethiye doğumluyum. Tıp eğitimimi Atatürk Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra kalp ve damar cerrahisi uzmanlığımı Celal Bayar Üniversitesi’nde aldım. Yaklaşık 25 yıllık hekimlik sürecinin son 5 yılını Bursa Şehir Hastanesi’nde geçirdim.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Nail Kahraman Gündem Yaratan Ameliyat Sayılarının Perde Arkası2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi2.png" width="1280" /></p>

<p>Bugün geldiğimiz noktayı yalnızca geçen süreyle değil; üstlenilen riskin büyüklüğü yönetilen hasta profili ve elde edilen sonuçların kalitesi<br />
belirliyor.<br />
Benim için başarı; çok ameliyat yapmak değil, en zor hastalarda dahi kabul edilebilir ve düşük mortalite oranlarıyla sonuç alabilmektir.</p>

<p>2. Kamuoyunda çok konuşulan ameliyat sayıları var. Bu rakamlar başarıyı gerçekten yansıtıyor mu?<br />
Ameliyat sayıları tek başına hiçbir şey ifade etmez.<br />
3.766 ameliyat gibi rakamlar, bireysel değil, kliniğin toplam üretimini gösterir. Bu önemli ama asıl mesele şu:👉 O ameliyatların ne kadarı yüksek riskli? Ve sonuçları nasıl?<br />
Bizim kliniğimizde yıllar içinde sadece sayı artmadı;👉 yüksek riskli ve kompleks cerrahi oranı ciddi şekilde yükseldi<br />
Özellikle:<br />
• Aort diseksiyonu<br />
• Aort anevrizması<br />
• Enfektif endokardit<br />
gibi ölüm riski çok yüksek vakaların sayısındaki artış, gerçek gelişimi gösterir.<br />
 Bir merkez, zor hastaların yönlendirildiği yer haline gelmişse, bu zaten başlı başına başarıdır.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Nail Kahraman Gündem Yaratan Ameliyat Sayılarının Perde Arkası3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi3.png" width="1280" /></p>

<p>3. Yüksek riskli cerrahi dediğimizde neyi kastediyoruz?<br />
Yüksek riskli cerrahi; hastanın ameliyat edilmediğinde büyük ihtimalle kaybedileceği, ameliyat edildiğinde ise ciddi komplikasyon riski taşıdığı durumlardır.<br />
Bu grup içinde özellikle:<br />
• Aort diseksiyonları<br />
• Aort anevrizmaları<br />
• Enfektif endokardit<br />
• Redo ameliyatlar<br />
yer alır.</p>

<p><img alt="Prof. Dr. Nail Kahraman Gündem Yaratan Ameliyat Sayılarının Perde Arkası4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi4.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>2025 yılında kliniğimizde 252 ileri düzey vaka gerçekleştirildi.</strong><br />
 </h3>

<p>Bu vakaların 101’inde primer cerrah olarak görev aldım Bu 101 vakanın 69’u en yüksek risk grubundaydı<br />
Bu hastaların büyük çoğunluğu:<br />
• Acil<br />
• Hemodinamik olarak instabil<br />
• Şehir dışından sevk edilen<br />
hastalardı.<br />
 Bu en zor 69 hastada mortalite oranım %7.2<br />
Bu oran, bu risk grubunda değerlendirildiğinde, başarıyı doğrudan gösteren en önemli veridir.<br />
4. Kendi cerrahi sonuçlarınıza baktığınızda en güçlü gösterge nedir?<br />
Benim için en güçlü gösterge şu: Risk arttıkça sonuçların kontrol altında kalabilmesi<br />
Genel verilerime baktığımızda:<br />
• Toplam mortalite oranı: %2.8<br />
Alt gruplarda:<br />
• Koroner bypass + kapak: %4.3<br />
• Karotis cerrahisi: %2<br />
• Kompleks cerrahi: %8.9<br />
• Aort diseksiyonu/anevrizma: %7.2<br />
 Burada önemli olan şu:Bu oranlar, düşük riskli hasta grubuna ait değil.<br />
Tam tersine, ciddi bir kısmı:<br />
• yüksek riskli<br />
• acil<br />
• komplikasyon potansiyeli yüksek<br />
hastalardan oluşuyor.<br />
 Bu nedenle bu sonuçlar, sayılardan çok daha anlamlıdır.</p>

<p>5. Komplikasyon oranları açısından nasıl bir tablo var?<br />
Cerrahide başarı sadece mortaliteyle ölçülmez.<br />
 Kanama kontrolü Yoğun bakım yönetimi Mekanik destek ihtiyacı<br />
en az mortalite kadar önemlidir.<br />
Benim verilerimde:<br />
• Kanama revizyon oranı: %3.9<br />
• Mekanik destek (IABP + ECMO): %2.9<br />
Bu oranlar, özellikle yüksek riskli hasta grubuna rağmen oldukça düşük seviyededir.<br />
Bu da şunu gösterir: Cerrahi sadece yapılmıyor, süreç doğru yönetiliyor.</p>

<p>6. Sizi diğer cerrahlardan ayıran temel yaklaşım nedir?<br />
Benim yaklaşımım çok net: “Zor hastadan kaçmamak ama riski yönetmek.”<br />
Kolay vakalarda iyi sonuç almak önemli ama gerçek cerrahi kimlik: zor hastada ortaya çıkar.<br />
Benim hasta profilimin önemli bir kısmı:<br />
• başka merkezlerde yüksek riskli bulunmuş<br />
• çoğu zaman son seçenek olarak yönlendirilmiş<br />
hastalardan oluşuyor.<br />
 Buna rağmen elde edilen sonuçlar, benim için en büyük referanstır.</p>

<p>7. Günlük çalışma temponuz bu başarıyı nasıl etkiliyor?<br />
Bu iş, standart bir mesaiyle yapılabilecek bir iş değil.<br />
Gün:<br />
• Sabah erken başlar<br />
• Ameliyat, yoğun bakım ve servis arasında geçer<br />
• Akşam hastaneden çıkınca da devam eder<br />
 Çünkü kalp cerrahisinde süreç ameliyatla bitmez<br />
Asıl başarı: ameliyat sonrası dönemi doğru yönetmekle gelir<br />
Bu disiplin, sonuçlara doğrudan yansır.<br />
8. Cerrahi karar verirken en kritik nokta nedir?<br />
En kritik nokta: Doğru hastaya doğru kararı verebilmek<br />
Her hastayı ameliyat etmek başarı değildir.<br />
Benim prensibim: “Önce zarar vermemek”<br />
Bu nedenle:<br />
• Gereksiz ameliyat yapmam<br />
• Hastaya fayda sağlamayacak girişimlerden kaçınırım<br />
Ama: Fayda göreceğine inandığım hastada sonuna kadar mücadele ederim<br />
Bu denge, cerrahinin en zor ama en değerli kısmıdır.<br />
9. En zor vakalarda sizi başarıya götüren şey nedir?<br />
Bu vakalarda başarı: teknik beceriden önce karar verme hızıdır<br />
Çünkü:<br />
• Zaman sınırlıdır<br />
• Hasta kritik durumdadır<br />
• Hata payı yoktur<br />
Burada belirleyici olan: deneyim + ekip uyumu + kriz yönetimi<br />
Bu üçü birleştiğinde başarı gelir.<br />
10. Literatüre giren vakalarınızdan bahseder misiniz?<br />
Bazı vakalar sadece tedavi edilmez, aynı zamanda tıbba katkı sağlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Prof. Dr. Nail Kahraman Gündem Yaratan Ameliyat Sayılarının Perde Arkası5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi5.png" width="1280" /><br />
Özellikle:<br />
• Komplike redo vakalar<br />
• Enfektif endokardit<br />
• MAIVF anevrizması<br />
gibi nadir durumlarda gerçekleştirdiğimiz ameliyatlar bilimsel yayın haline getirildi.<br />
 Bu, bir cerrah için en üst düzey başarıdırÇünkü burada sadece hasta değil, bilim kazanır.<br />
11. Türkiye’nin kalp cerrahisindeki yerini nasıl görüyorsunuz?<br />
Türkiye bu alanda güçlü bir noktada.<br />
Özellikle büyük merkezlerde:<br />
• Teknik altyapı<br />
• Cerrahi deneyim<br />
• Vaka çeşitliliği<br />
çok ileri seviyede.<br />
 Artık bazı merkezler sadece hizmet veren değil, yön belirleyen konumdadır.<br />
12. başarıyı tek cümleyle nasıl tanımlarsınız?<br />
Başarı: çok ameliyat yapmak değildir<br />
Başarı: en zor hastayı kaybetmeden ameliyattan çıkarabilmektir<br />
Ve daha da önemlisi: o hastayı sağlıklı şekilde hayatına geri döndürebilmektir<br />
13. Gerçek referans nedir?<br />
Kalp cerrahisinde gerçek referans:<br />
• sayılar değil<br />
• istatistikler değil<br />
 sonuçlardır<br />
 düşük mortalite kontrol altında komplikasyon yüksek riskte elde edilen başarı<br />
Ve en önemlisi: hayata dönen hastalar</p>

<p>14. Son olarak kliniğinizde gerçekleştirilen toplam 1316 kalp cerrahisi içinde, 490’ını primer cerrah olarak üstlenmeniz, 934 ameliyatta aktif rol almanız ve 26 ex ile %2.8 mortalite oranına ulaşmanız dikkat çekici. Kalp cerrahisinin bir ekip işi olduğunu vurgularken, bu sonuçlara ulaşmada ekip koordinasyonu ile bireysel cerrahi katkınız arasındaki dengeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?”</p>

<p>Kalp cerrahisi her zaman güçlü bir ekip çalışmasının ürünüdür; bu alandaki hiçbir başarı tek bir kişiye atfedilemez. Bununla birlikte, bireysel cerrahi performansın da merak edildiğinin bilinciyle verilerimi şeffaflıkla paylaşmak isterim. Kliniğimizde gerçekleştirilen toplam 1316 kalp cerrahisi operasyonunun 490’ını primer cerrah olarak bizzat gerçekleştirdim. Bunun yanı sıra 934 ameliyatta aktif olarak yer aldım. Bu süreçte toplam 26 ex vakası ile genel mortalite oranım %2.8 olarak gerçekleşmiştir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/prof-dr-nail-kahraman-gundem-yaratan-ameliyat-sayilarinin-perde-arkasi1.png" type="image/jpeg" length="84293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[''Türk Sağlık-Sen’in duruşu nettir'']]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-senin-durusu-nettir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-senin-durusu-nettir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, son günlerde kamuoyunda yer alan iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Karabayır, sendikalarının başka sendikaların seçim süreçleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmasının gerçeği yansıtmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Karabayır, bazı platformlarda ve kulislerde şahsı ve Türk Sağlık-Sen Bursa Şubesi üzerinden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini üzülerek takip ettiklerini ifade ederek, “Farklı sendikalar arasındaki süreçlere müdahil olduğumuz ya da bazı geçişlerde yönlendirici rol üstlendiğimiz yönündeki söylemler kesinlikle doğru değildir” dedi.</p>

<p>Türk Sağlık-Sen’in önceliğinin kendi teşkilat yapısını güçlendirmek olduğunu vurgulayan Karabayır, “Bizim temel amacımız üyelerimizin hak ve menfaatlerini korumak ve sendikal mücadelemizi ilkelerimiz doğrultusunda sürdürmektir. Başka sendikaların iç işleyişleri, seçim süreçleri ya da adayları bizim ilgi alanımızda değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gündeme gelen personel geçişiyle ilgili iddialara da değinen Karabayır, söz konusu durumun kamuoyuna yansıtıldığı gibi olmadığını belirterek, “Bahsi geçen geçişle ilgili olarak sendikamızın herhangi bir yönlendirmesi ya da müdahalesi söz konusu değildir. İlgili kişi tamamen kendi iradesiyle hareket etmiştir. Şahsımın ya da şubemizin bu süreçte herhangi bir dahli bulunmamaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p>Sendikal rekabetin etik değerler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Karabayır, “Gerçek dışı iddialar ve algı çalışmalarıyla bu sürecin gölgelenmesini doğru bulmuyoruz. Türk Sağlık-Sen olarak duruşumuz nettir; biz kendi işimize bakar, üyelerimiz için çalışırız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamasında sendikanın hedeflerine de değinen Karabayır, yaklaşan süreçte tüm teşkilatlarla birlikte daha fazla sağlık çalışanına ulaşmayı amaçladıklarını belirterek, Bursa Şubesi’nin de bu doğrultuda sahada aktif çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Karabayır, açıklamasının sonunda ise diğer sendika adaylarına başarılar dileyerek, demokratik yarışın saygı ve etik kurallar çerçevesinde gerçekleşmesi temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-senin-durusu-nettir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/04/turk-saglik-senin-durusu-nettir.png" type="image/jpeg" length="67341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş: ''Beslenme Ani ve Aşırı Tüketimden Kaçınılmalı'']]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/uzman-diyetisyeni-asu-kurtulus-beslenme-ani-ve-asiri-tuketimden-kacinilmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/uzman-diyetisyeni-asu-kurtulus-beslenme-ani-ve-asiri-tuketimden-kacinilmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asu Kurtuluş, Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve kısıtlı öğün düzeninin ardından, vücudun normal beslenme ritmine güvenli bir şekilde dönebilmesi için dikkatli olunması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2></h2>

<p></p>

<p>BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, bayramla birlikte porsiyonların aniden artmasının ve kontrolsüz tatlı tüketiminin sindirim sistemi sorunlarından kan şekeri dalgalanmalarına kadar birçok riski beraberinde getireceğini vurguladı.</p>

<h3><strong>Metabolizmanın Yeni Düzeni: Acele Etmeyin</strong></h3>

<p>Bayramların, insanların bir araya geldiği, uzun sohbetlerin ve paylaşılan sofraların eşlik ettiği özel zamanlar olduğunu belirten Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, Ramazan sonrası süreçle ilgili olarak, “Ramazan ayı boyunca bireyler ortalama 12–16 saat süren açlık periyotlarına adapte olur. Ramazan sonrası dönemde ise metabolizmanın yeniden günlük beslenme düzenine uyum sağlayabilmesi için öğünlerin dengeli planlanması, porsiyon kontrolünün sağlanması ve özellikle basit şeker içeriği yüksek tatlıların ölçülü tüketilmesi önemlidir. Kısacası Ramazan sonrası dönemde beslenmede temel yaklaşım; ani ve aşırı tüketimden kaçınarak vücudun normal metabolik ritmine kademeli ve dengeli bir şekilde dönmesini sağlamaktır.”</p>

<h3><strong>Sağlıklı Bir Bayram İçin Altın Kurallar</strong></h3>

<p>Uzm. Dyt. Kurtuluş, bayramı hem keyifli hem de zinde geçirmek isteyenler için temel önerilerini sıraladı :</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong><font face="Calibri">“</font></strong>Güne Dengeli Bir Kahvaltı İle Başlayın: Bir ay boyunca sahur ve iftar düzenine alışan metabolizma için bayram sabahı yapılan kahvaltı oldukça önemlidir. Yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve sebze içeren; protein, sağlıklı yağ ve kompleks karbonhidrat bakımından zengin bir kahvaltı, kan şekerini dengeler ve gün içerisindeki aşırı enerji alımını sınırlandırmaya yardımcı olur.</p>

<p>Tatlı Tüketimini Dengeleyin: Ramazan sonrası iştah artışı görülebilir ve porsiyonlar farkında olmadan büyüyebilir. Geleneksel baklava ve şerbetli tatlılar yerine, küçük porsiyonları veya sütlü tatlıları tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım sağlar.</p>

<p>Sindirim Sistemini Destekleyin<strong>:</strong> Ani ve ağır yemekler şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Öğünlerin yavaş tüketilmesi ve sebze içeriğinin artırılması sindirimi destekleyecektir.</p>

<p>Sıvı Tüketimi ve Fiziksel Aktivite: Bayramda artan çay ve kahve tüketimi suyun yerini tutmaz. Gün boyunca yeterli su tüketimi sağlanmalı, yemeklerden sonra yapılan kısa süreli yürüyüşlerle kan şekeri kontrolü ve sindirim kolaylaştırılmalıdır.”</p>

<h3><strong><font face="Calibri">“Önemli Olan Yasaklamak Değil, Porsiyon Kontrolü”</font></strong></h3>

<p>Bayramın ruhuna uygun şekilde ikramların tadını çıkarmanın mümkün olduğunu ifade eden BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, <font face="Calibri">“Ramazan Bayramı’nda önemli olan tüm ikramlardan tamamen kaçınmak değil, porsiyon kontrolü ve dengeli seçimlerle bayramın keyfini sağlıklı şekilde çıkarabilmektir. Tüm halkımıza sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim."</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/uzman-diyetisyeni-asu-kurtulus-beslenme-ani-ve-asiri-tuketimden-kacinilmali</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/uzman-diyetisyeni-asu-kurtulus-beslenme-ani-ve-asiri-tuketimden-kacinilmali.png" type="image/jpeg" length="92741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/mutlu-bir-agiz-mutlu-bir-hayat-demektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/mutlu-bir-agiz-mutlu-bir-hayat-demektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü için bir mesaj yayımlayan Türk Diş Hekimleri Birliği, kamuoyunda ağız ve diş sağlığı konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Dünya Diş Hekimleri Birliği (FDI) 2026 yılı için belirlediği “Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat” teması kapsamındaki <font face="TimesNewRomanPSMT">farkındalık çalışmalarıyla, kamuoyunda görünürlük kazanmayı amaçlıyor.</font></p>

<p><font face="TimesNewRomanPSMT">20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü ile genel bir farkındalık yaratmak istediklerini belirten </font><font face="TimesNewRomanPSMT">Türk Diş Hekimleri Birliği de (TDB) toplum sağlığı için çalıştıklarını vurgulayarak konuyla ilgili bir açıklama yayımladı.</font></p>

<p><font face="TimesNewRomanPSMT">Ağız ve diş sağlığının toplumun tüm kesimlerinde anlaşılır, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını önemsediklerini dile getiren </font><font face="TimesNewRomanPSMT">TDB yetkilileri</font><font face="TimesNewRomanPSMT">, “Bu çerçevede yıl boyunca eğitim faaliyetleri ve toplumsal farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. Dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla koruyucu ağız ve diş sağlığına ilişkin bilimsel içerikler üreterek geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yürütülen çalışmalarla, koruyucu ağız ve diş sağlığı uygulamalarının günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının yalnızca bireysel bir konu değil, önemli bir halk sağlığı alanı olduğu bilinciyle; ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla iş birliği geliştirilmekte, çok yönlü ve sürdürülebilir projeler hayata geçirilmektedir” ifadelerini kullandı.</font></p>

<p><img alt="Mutlu Bir Ağız, Mutlu Bir Hayat Demektir2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/mutlu-bir-agiz-mutlu-bir-hayat-demektir2.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><font face="TimesNewRomanPSMT"><font size="3"><strong>GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR BELİRLEYİCİ OLUYOR</strong></font></font></h3>

<p><font face="TimesNewRomanPSMT">Ağız ve diş sağlığının korunmasında günlük alışkanlıkların temel unsurlar olduğuna da dikkat çeken </font><font face="TimesNewRomanPSMT">TDB yetkilileri</font><font face="TimesNewRomanPSMT">, şu bilgileri verdi: “Günde en az iki kez florürlü diş macunuyla dişlerin fırçalanması düzenli ağız bakımının temelini oluşturur. Bununla birlikte beslenme alışkanlıklarıyla, ağız ve diş sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Şekerli ve asitli gıdaların sık tüketimi ağız sağlığını olumsuz etkilerken; dengeli ve sağlıklı beslenme, koruyucu ağız sağlığı uygulamalarını desteklemektedir. Ağız ve diş sağlığı yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı değildir; bireyin psikolojik iyilik hali, özgüveni ve sosyal yaşamı üzerinde de doğrudan etkilidir. Sağlıklı bir ağız ve gülümseme yaşam kalitesini artırırken; ağız ve diş sağlığı sorunları fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir”</font></p>

<p><font face="TimesNewRomanPSMT">TDB yetkilileri </font><font face="TimesNewRomanPSMT">son olarak, şunları söyledi: </font>“<font face="TimesNewRomanPS">Mutlu bir ağız, mutlu bir hayat </font><font face="TimesNewRomanPSMT">anlayışıyla toplumun tüm kesimlerini düzenli ağız bakımı alışkanlıkları edinmeye, dengeli beslenmeye ve periyodik dişhekimi kontrollerini ihmal etmemeye davet ediyoruz”</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/mutlu-bir-agiz-mutlu-bir-hayat-demektir</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/mutlu-bir-agiz-mutlu-bir-hayat-demektir1.png" type="image/jpeg" length="61241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURSA BURTOM'dan Huzurevi Sakinlerine Anlamlı Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/bursa-burtomdan-huzurevi-sakinlerine-anlamli-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/bursa-burtomdan-huzurevi-sakinlerine-anlamli-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[BURTOM Sağlı Grubu yöneticileri, yaşlı bireylerin toplumdaki yerinin güçlendirilmesi, tecrübelerinin değerinin hatırlanması ve kuşaklar arası bağların pekiştirilmesi amacıyla kutlanan 18 – 24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası çerçevesinde Mudanya Huzur Özen Yaşlı Konukevi’ni ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><font size="4">Ziyarette, yaş almış bireylerin sadece bir hafta değil, yılın her günü sevgi, saygı ve ilgiyle anılması gerektiği vurgulandı.</font></p>

<p><font size="4"><strong>BURTOM</strong> Biyofiz Mudanya Tıp Merkezi İşletme Yöneticisi İbrahim Gülmez, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kerime Savaş ve BURTOM Sağlık Grubu Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu Derya Batmaz Üney’in katıldığı ziyarette, huzurevi sakinleriyle yakından ilgilenildi. Büyüklerin hayat tecrübeleri dinlenirken, sağlıklı ve aktif yaş almanın önemine dikkat çekildi.</font></p>

<p><img alt="Bursa Burtom'dan Huzurevi Sakinlerine Anlamlı Ziyaret2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursa-burtomdan-huzurevi-sakinlerine-anlamli-ziyaret2.png" width="1280" /></p>

<p><font size="4">Ziyaret kapsamında Mudanya Huzur Özen Yaşlı Konukevi sakinlerinin Ramazan Bayramı da kutlanırken, çiçek ve çeşitli meyveler ikram edildi. Samimi sohbetlerin gerçekleştiği buluşmada, huzurevi sakinlerinin memnuniyeti yüzlerine yansıdı.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/bursa-burtomdan-huzurevi-sakinlerine-anlamli-ziyaret</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursa-burtomdan-huzurevi-sakinlerine-anlamli-ziyaret1.png" type="image/jpeg" length="57504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim: Esra Şanlı]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da güzellik sektöründe 15 yıllık tecrübesiyle hizmet veren Esra Şanlı, 2023 yılında kurduğu butik güzellik salonunda danışanlarına profesyonel ve güvenilir hizmet sunmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Özellikle iğneli epilasyon alanındaki uzmanlığıyla dikkat çeken Şanlı, kalıcı tüy giderme yöntemlerinde doğru teknik ve tecrübenin önemine vurgu yapıyor.</p>

<p>Güzellik salonunda iğneli epilasyon başta olmak üzere lazer epilasyon, cilt bakımı ve bölgesel zayıflama gibi birçok uygulama yapılırken, Esra Şanlı özellikle branş olarak iğneli epilasyon üzerine çalışmayı tercih ediyor. Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle iğneli epilasyonun doğru uygulandığında kalıcı sonuç sağlayan en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.</p>

<p><img alt="Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim Esra Şanlı2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli2.png" width="1280" /></p>

<p>İğneli epilasyon hakkında toplumda birçok yanlış bilgi bulunduğunu ifade eden Şanlı, özellikle “yaz aylarında yapılamaz” veya “ciltte iz ve leke bırakır” gibi düşüncelerin doğru olmadığını söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim Esra Şanlı3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli3.png" width="1280" /></p>

<p>Ona göre işlem doğru teknik ve uzman kişiler tarafından uygulandığında ciltte yanık, iz veya kalıcı leke oluşmadan güvenle yapılabiliyor.<br />
Şanlı ayrıca uygulamalarda kullanılan teknolojinin de büyük önem taşıdığını belirterek, salonunda FDA onaylı standartlara uygun Apilus iğneli epilasyon cihazı kullandıklarını ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim Esra Şanlı4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli4.png" width="1280" /><br />
Bu sayede işlemlerin daha kontrollü, konforlu ve cilt sağlığını koruyacak şekilde gerçekleştirildiğini vurguluyor.</p>

<p>Güzellik sektörünün son yıllarda yanlış uygulamalar ve yetersiz eğitimlerle zaman zaman değer kaybına uğradığını belirten Esra Şanlı, bu alanda tecrübenin ve doğru eğitimin önemine dikkat çekiyor. Kısa süreli eğitimlerle değil, yılların deneyimi ve profesyonel yaklaşım ile yapılan uygulamaların hem danışan güveni hem de cilt sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade ediyor.</p>

<p><img alt="Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim Esra Şanlı5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli5.png" width="1280" /></p>

<p>Gelecek hedefleri arasında güzellik sektöründe kalite ve güven anlayışını güçlendirmek olduğunu belirten Şanlı, insanların doğru bilgiye ulaşabildiği, cilt sağlığının korunduğu ve profesyonel hizmetin ön planda olduğu bir güzellik anlayışını yaygınlaştırmayı amaçladıklarını söylüyor.</p>

<p><img alt="Bursa’da İğneli Epilasyonda Güvenilir İsim Esra Şanlı6" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli6.png" width="1280" /><br />
Bursa’da iğneli epilasyon alanında kaliteli ve güvenilir hizmet sunmayı hedefleyen Esra Şanlı, danışan memnuniyetini ve profesyonel yaklaşımı her zaman ön planda tutarak çalışmalarını sürdürüyoruz..</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/bursada-igneli-epilasyonda-guvenilir-isim-esra-sanli1.png" type="image/jpeg" length="28389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Dr. Filiz Gündüzer: ''Çoğu kişi hastalığının farkında bile değil'']]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/uzman-dr-filiz-gunduzer-cogu-kisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/uzman-dr-filiz-gunduzer-cogu-kisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, 12 Mart Dünya Böbrek Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, toplumda her 10 kişiden birini etkileyen kronik böbrek hastalığına karşı uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Böbreklerin günde yaklaşık 180 litre kanı süzerek vücudu temizlediğini belirten Dr. Gündüzer, bu organların "sessizce" çalışması nedeniyle hastalıkların sinsi ilerlediğine dikkat çekti.</p>

<p>Böbrek hastalıklarının erken dönemde belirti vermediğini vurgulayan Dr. Filiz Gündüzer, “Böbreklerimiz yorulmadan ve şikayet etmeden görevini yapar. Ancak yorgunluk, iştahsızlık, vücutta ödem ve tansiyon yüksekliği gibi belirtiler ortaya çıktığında, hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Toplumumuzdaki her 10 kişiden biri kronik böbrek hastası olmasına rağmen, birçoğu bu durumun farkında olmadan yaşamına devam ediyor” dedi.</p>

<p>Dr. Gündüzer, diyabet (şeker) hastalarının, hipertansiyon (yüksek tansiyon) sorunu olanların, fazla kilosu (Obezite) olanların, ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunanların ve 60 yaş ve üzerindekilerin böbrek kontrollerini yaptırması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Basit Bir Test Hayatınızı Kurtarabilir</strong></h3>

<p>Kronik böbrek hastalığının erken teşhisle durdurulabileceğini belirten Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, “Basit bir kan tahlili ve idrar testi ile erken tanı koymak mümkündür. Erken tanı sayesinde hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, diyaliz süreci geciktirilebilir hatta tamamen önlenebilir” dedi.</p>

<h3><strong>Böbreklerinizi Korumak İçin 7 Altın Kural</strong></h3>

<p>Burtom Özlüce Tıp Merkezi Dahiliye Uzmanı Dr. Filiz Gündüzer, sağlıklı böbrekler için yaşam tarzı önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>“Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçün ve takip edin. Kan şekerinizi kontrol altında tutun. Günlük tuz tüketimini mutlaka azaltın. Vücudunuz için yeterli su içmeyi ihmal etmeyin. Bilinçsiz ağrı kesici kullanımından kesinlikle kaçının. Sağlıklı beslenin ve ideal kilonuzu koruyun. Hareketsiz kalmayın, düzenli egzersiz yapın.”</p>

<h3><strong>"Böbrekleriniz Konuşmaz, Onlar İçin Siz Konuşun"</strong></h3>

<p>Dünya Böbrek Günü'nün bir farkındalık fırsatı olduğunu hatırlatan Dr. Gündüzer, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Böbrekleriniz dertlerini size söylemez ama siz onlar için bir adım atabilirsiniz. Kendiniz ve sevdikleriniz için bir test yaptırın. Unutmayın, erken tanı hayat kurtarır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/uzman-dr-filiz-gunduzer-cogu-kisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/uzman-dr-filiz-gunduzer-cogu-kisi-hastaliginin-farkinda-bile-degil.png" type="image/jpeg" length="29526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı:]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-sen-bursa-sube-baskani-sabit-karabayirdan-14-mart-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-sen-bursa-sube-baskani-sabit-karabayirdan-14-mart-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[''Türk milletinin evlatları, tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda hiçbir tereddüt göstermeden gövdelerini siper etmiş, canlarını ortaya koymuş ve gerektiğinde en ön safta yer alarak destan yazmıştır. Bu milletin mayasında bulunan fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisi; tarihimizin her döneminde olduğu gibi sağlık camiasında da en güçlü şekilde kendisini göstermiştir.'']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
“Sağlık Çalışanlarının Sabrı Sınanıyor, Haklarımızı Alana Kadar Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz!”</p>

<p></p>

<p>Bu asil ve sarsılmaz ruhun en önemli temsilcilerinden biri hiç şüphesiz tıbbiyelilerdir. Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı anarken, yalnızca bir meslek grubunun gününü değil; aynı zamanda vatan sevgisinin, bağımsızlık iradesinin ve fedakârlığın tarihsel bir sembolünü hatırlıyoruz.</p>

<h3><strong>“14 Mart, Bir Meslek Gününden Çok Daha Fazlasıdır”</strong></h3>

<p>Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sert ve dikkat çeken ifadeler kullanarak sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu tabloya tepki gösterdi. Karabayır, 14 Mart’ın sıradan bir kutlama günü olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>1919 yılında İstanbul işgal altındayken, işgal güçlerinin gölgesi altında eğitim gören Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane öğrencileri, yani tıbbiyeliler, tarihe geçen bir direnişe imza attılar. İşgalin baskısına rağmen okulun iki kulesi arasına dev bir Türk bayrağı asarak milletin bağımsızlık iradesini dünyaya ilan ettiler.</p>

<p>Bu hareket, sadece bir protesto değil; bağımsızlık meşalesini ateşleyen tarihi bir meydan okumaydı. İşgal kuvvetlerinin tehditlerine rağmen geri adım atmayan tıbbiyeliler, “Bu vatan sahipsiz değildir” diyerek milli mücadelenin öncüleri arasında yer aldı.</p>

<p><img alt="Türk Sağlık Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır’dan 14 Mart Mesajı2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/turk-saglik-sen-bursa-sube-baskani-sabit-karabayirdan-14-mart-mesaji2.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>Karabayır, bu tarihi ruhun bugün de sağlık çalışanlarının damarlarında dolaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:</strong></h3>

<p>“Tıbbiyelilerin o gün ortaya koyduğu irade, Türk milletinin bağımsızlık karakterinin en güçlü sembollerinden biridir. O bayrak yalnızca iki kule arasına asılmamış; milletin kalbine, hafızasına ve tarihine kazınmıştır.”</p>

<h3><strong>Cepheden Hastanelere Uzanan Fedakârlık Zinciri</strong></h3>

<p>Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, sağlık çalışanlarının fedakârlığının sadece tarihin sayfalarında kalmadığını, günümüzde de aynı kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.</p>

<p>Cephelerde yaralı askerleri tedavi ederken şehit düşen hekimlerden, imkânsızlıklar içinde insanlara şifa dağıtan sağlık emekçilerine kadar uzanan bu büyük fedakârlık hikâyesi, Türk sağlık camiasının karakterini ortaya koymaktadır.</p>

<h3><strong>Karabayır, özellikle son yıllarda yaşanan büyük krizlerde sağlık çalışanlarının gösterdiği mücadeleye dikkat çekerek şunları söyledi:</strong></h3>

<p>“Yakın tarihimizde bu fedakârlığın sayısız örneğine şahit olduk. Covid-19 salgını gibi insanlık tarihinin en zor dönemlerinden birinde sağlık çalışanlarımız günlerce evlerine gitmeden görev yaptı. Ardından asrın felaketi olarak nitelendirilen depremde yine ilk koşanlar sağlık emekçileri oldu. Milletimizin nerede bir feryadı yükseldiyse sağlık çalışanları orada vardı.”</p>

<p>Sağlık çalışanlarının bu süreçlerde canlarını ortaya koyarak görev yaptığını vurgulayan Karabayır, buna rağmen sağlık camiasının yıllardır görmezden gelinen sorunlarının artık dayanılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Alkış Değil, Hakkımızı İstiyoruz”</strong></h3>

<p>Sabit Karabayır açıklamasında sağlık çalışanlarının artık söz değil, somut adım beklediğini belirterek şu sert ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Sağlık çalışanları pandemi döneminde alkışlandı. Depremde kahraman ilan edildi. Ancak alkışlar bittiğinde geriye çözümsüz bırakılan sorunlar kaldı. Bugün sağlık çalışanları kahramanlık payesi değil, emeğinin karşılığını ve hakkını istemektedir.”</p>

<p>Karabayır, özellikle ekonomik haklar konusunda sağlık çalışanlarının büyük bir mağduriyet yaşadığını vurgulayarak şu talepleri sıraladı:</p>

<p>Ekonomik Talepler</p>

<p>Sağlık çalışanlarının maaş sisteminin tek kalem ve adil bir yapıya kavuşturulması,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taban ve teşvik ödemelerinin acilen artırılması,</p>

<p>Komik seviyelerde kalan nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığı olacak şekilde düzenlenmesi,</p>

<p>Yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması.</p>

<h3><strong>Karabayır, mevcut ödeme sisteminin sağlık çalışanlarını ciddi ekonomik sıkıntılar içine ittiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</strong></h3>

<p>“Bugün sağlık çalışanları ağır iş yükü altında görev yaparken aldığı ücretle ay sonunu getirmekte zorlanıyorsa ortada ciddi bir adaletsizlik vardır. Bu durum sürdürülebilir değildir.”</p>

<h3><strong>Özlük Haklarında Büyük Sorunlar</strong></h3>

<p>Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Karabayır, sağlık çalışanlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda özlük hakları açısından da ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda acilen çözülmesi gereken başlıca konuları şöyle sıraladı:</p>

<p>Sağlık çalışanlarının aşırı iş yükünün azaltılması,</p>

<p>Sağlık sistemindeki personel açığını kapatmak için istihdamın artırılması,</p>

<p>Özellikle eş durumu tayinlerinin kolaylaştırılması,</p>

<p>Üniversite hastanelerinde çalışan sağlık personeline tayin hakkı verilmesi,</p>

<p>Aile hekimliği sisteminde uygulanan haksız ve keyfi cezaların kaldırılması,</p>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi,</p>

<p>Sağlık yönetiminde ehliyet ve liyakatin esas alınması.</p>

<p>Karabayır, özellikle sağlıkta şiddet konusunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek şu sözleri kullandı:</p>

<p>“Bir ülkede insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanı şiddet görüyorsa orada ciddi bir sorun vardır. Sağlık çalışanları artık can güvenliği endişesiyle görev yapmak istemiyor.”</p>

<h3><strong>Sosyal Haklar Artık Lüks Değil</strong></h3>

<p>Karabayır, sağlık çalışanlarının sosyal haklarının da yıllardır ihmal edildiğini ifade ederek şu talepleri dile getirdi:</p>

<p>Her hastaneye kreş açılması,</p>

<p>Sağlık çalışanlarının dinlenme alanlarının insani koşullara kavuşturulması,</p>

<p>Yemek ve benzeri hizmetlerin kalite ve yeterlilik açısından çalışanları memnun edecek seviyeye çıkarılması.</p>

<p>Bu düzenlemelerin artık bir talep değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Karabayır, sağlık çalışanlarının insanüstü şartlarda çalıştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>

<h3><strong>“Mücadeleden Asla Vazgeçmeyeceğiz”</strong></h3>

<p>Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır açıklamasının sonunda mücadele mesajı vererek şunları kaydetti:</p>

<p>“Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının, hak ettikleri çalışma hayatına kavuşmalarının ve milletimize daha nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının tek yoludur.</p>

<p>Bu nedenle gerekli adımların atılmasını istiyoruz. Dün olduğu gibi bugün de mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Sağlık çalışanları hak ettikleri değeri alana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p>Karabayır, Türk Sağlık-Sen’in sağlık çalışanlarının hak mücadelesinde kararlı bir duruş sergilediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Biz Türk Sağlık-Sen olarak yapılması gerekenleri açık ve net şekilde söylüyoruz. Çalışanın yanında duran, hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdüren tek ve güvenilir adres olmaya devam edeceğiz.”</p>

<h3><strong>“Sorunların Çözülmesini İstiyoruz”</strong></h3>

<p>Karabayır, temennilerinin sağlık çalışanlarının sorunlarla boğuştuğu son Tıp Bayramı’nı yaşamaları olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Dileğimiz; sağlık çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuştuğu, emeğin değer gördüğü, adaletli bir çalışma düzeninin kurulduğu günleri görmektir. Sağlık çalışanlarının hak ettiği saygıyı gördüğü bir sistem artık ertelenemez bir zorunluluktur.”</p>

<p>Türk Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Sabit Karabayır, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve sağlık camiasının hak ettiği değere kavuşması için mücadelenin süreceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/turk-saglik-sen-bursa-sube-baskani-sabit-karabayirdan-14-mart-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/turk-saglik-sen-bursa-sube-baskani-sabit-karabayirdan-14-mart-mesaji1.png" type="image/jpeg" length="39294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BUÜ’de 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Dekanlığı, Bursa Tabip Odası ile birlikte düzenlediği organizasyonda 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>

<h3><strong>"TÜRKİYE'NİN TARİHSEL KADERİNDE HEKİMLİĞİN ÖZEL BİR YERİ VARDIR"</strong></h3>

<p>Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 14 Mart’ın sadece bir takvim günü değil, 1919’da işgale karşı yükselen bir isyanın ve Türk modernleşmesinin en olgun meyvelerinden biri olduğunu ifade etti. Hekimliğin, Türkiye’nin hem imparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde hem de ordunun modernleşme köklerinde stratejik bir rol oynadığını belirten Yılmaz; günümüzde teknolojinin ve yapay zekanın meslekleri dönüştürdüğünü, ancak insana dokunan hekimliğin bu süreçte en sarsılmaz kale olarak kalacağını dile getirdi. Rektör Yılmaz, her geçen gün daha da gerilen dünya sisteminde sağlık ordusunun, savunma ordusu kadar hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutladı.</p>

<p><img alt="Buü’de 14 Mart Tıp Bayramı Kutlandı2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi2.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>"TIBBIN MERKEZİNDE HER ZAMAN İNSAN OLACAKTIR"</strong></h3>

<p>Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, 14 Mart’ın hekimlik onurunu ve topluma adanmışlığı simgeleyen tarihsel bir hafıza olduğunu hatırlattı. Tıbbın vicdan, sabır ve empati gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu savunan Coşkun, bilimsel gelişmelerin ve teknolojinin hızı ne kadar artarsa artsın, hekimliğin en güçlü yanının bilim ile insanlığın kesiştiği noktada durması olduğunu belirtti. Genç hekimlere bilginin yanı sıra etik sorumluluk ve insan sevgisini aşılamayı hedeflediklerini söyleyen Dekan Coşkun, zorlu çalışma koşullarına rağmen büyük bir özveriyle çalışan tüm meslektaşlarına teşekkürlerini sundu.</p>

<p><img alt="Buü’de 14 Mart Tıp Bayramı Kutlandı3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi3.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"14 MART RUHU, BARIŞ VE ADALET İÇİN MÜCADELE ETMEYİ GEREKTİRİR"</strong></h3>

<p>Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, konuşmasında 14 Mart’ın Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının emperyalizme karşı açtığı bağımsızlık bayrağı olduğunu vurguladı. Güncel sağlık panoramasını verilerle paylaşan Binbaş, Türkiye’deki muayene sayılarının OECD ortalamalarının çok üzerinde olduğuna ve bu durumun sağlık sisteminde bir "doldur boşalt" düzenine yol açtığına dikkat çekti. Artan şiddet olayları, tahlil ve görüntüleme yöntemlerindeki dışa bağımlılık ile muayene sürelerinin 5 dakikanın altına düşmesi gibi sistemsel sorunlara değinen Binbaş, halkın sağlığını korumak için daha adil ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin inşa edilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Buü’de 14 Mart Tıp Bayramı Kutlandı4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi4.png" width="1280" /></p>

<h3><strong>"BEYAZ ÖNLÜKLERİNİZ BİLİMİN VE VİCDANIN SİMGESİ OLSUN"</strong></h3>

<p>Fakülte öğrencileri temsilcisi İnt. Dr. Simay Ekinciler, öğrencilik yıllarının son Tıp Bayramı’nı kutlamanın heyecanını paylaştı. Hekimliğin sadece teorik bir eğitim değil, insanın en kırılgan anında</p>

<p>yanında olma sanatı olduğunu söyleyen Ekinciler, zorlu sınavlar ve yoğun çalışma temposuyla geçen eğitim sürecinde meslek onurunu korumayı öğrendiklerini belirtti.</p>

<p>Program; plaket takdim töreni, Prof. Dr. M. Murat Civaner’in "14 Mart Tıp Öğrencilerinindir" başlıklı sunumu, ardından sergilenen tiyatro gösterisi ve müzik dinletisiyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/buude-14-mart-tip-bayrami-kutlandi1.png" type="image/jpeg" length="25423"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat polat: ''u Tüketimi Böbrek Sağlığının Temelidir'']]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/uroloji-uzmani-op-dr-murat-polat-u-tuketimi-bobrek-sagliginin-temelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/uroloji-uzmani-op-dr-murat-polat-u-tuketimi-bobrek-sagliginin-temelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl mart ayının ikinci perşembesi tüm dünyada kutlanan Dünya Böbrek Günü, böbrek sağlığının önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. 2026 yılının teması ise “Bizim Böbreklerimiz, Bizim Gezegenimiz: Sağlıklı Çevre ile Sağlıklı Böbrekler” olarak belirlendi. Tema, yalnızca bireylerin sağlığını değil aynı zamanda çevrenin korunmasının da böbrek sağlığı üzerindeki etkisini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Medicabil Sağlık Grubu Yıldırım Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, aşırı sıcaklar, çevre kirliliği ve temiz suya erişim gibi çevresel faktörlerin böbrek sağlığını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Böbreklerin vücut için hayati bir görevi olduğunu belirten Op. Dr. Bolat, “Böbreklerimiz kanı süzer ve zararlı maddeleri idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Ancak böbrek hastalıklarının en önemli özelliği çoğu zaman sinsi ilerlemesidir. Bu nedenle risk grubunda yer alan bireylerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerekir” dedi.</p>

<p>Diyabet, hipertansiyon, obezite, sigara kullanımı ve ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu ifade eden Op. Dr. Bolat, “Risk grubundaki bireylerin düzenli olarak ultrason, kan ve idrar tahlilleri yaptırması ve böbrek fonksiyonlarını takip ettirmesi hayati önem taşır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böbrek hastalıklarının bazı erken belirtilerle kendini gösterebileceğini vurgulayan Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, açıklamasında şunları söyledi: “İdrarda sürekli belirgin köpüklenme veya kan görülmesi, gece sık idrara kalkma, ayaklarda ve göz kapaklarında şişlik, sürekli yorgunluk ve halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve ciltte kaşıntı gibi belirtiler böbrek hastalıklarının habercisi olabilir. Bu tür şikâyetler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekir.”</p>

<p>Böbrek sağlığını korumanın büyük ölçüde yaşam tarzı ile ilişkili olduğunu da belirten Medicabil Sağlık Grubu Yıldırım Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, sağlıklı alışkanlıkların önemine dikkat çekti. Bolat, “Yeterli su tüketimi böbrek sağlığının temelidir. Tuz tüketimini azaltmak, sağlıklı beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve ideal kiloyu korumak böbrekleri koruyan en önemli alışkanlıklardır. Ayrıca gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı, özellikle ağrı kesiciler kontrolsüz şekilde kullanılmamalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çevresel faktörlerin de böbrek sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğuna dikkat çeken Medicabil Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, “Çevrenin korunması ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması da böbrek sağlığının korunmasına katkı sağlar. Dünya Böbrek Günü, hepimize önemli bir hatırlatma yapıyor: Sağlıklı bir yaşam için böbreklerimizi korumak zorundayız” dedi.</p>

<p>Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin büyük fark yaratabileceğini belirten Op. Dr. Murat Bolat, sözlerini şöyle tamamladı: “Düzenli su tüketmek, yürüyüş yapmak, tuzu azaltmak, sigarayı bırakmak, kontrolsüz ilaç kullanmamak ve çevremizi korumak böbrek sağlığı için atılabilecek en önemli adımlardır. Unutmamak gerekir ki sağlıklı böbrekler, sağlıklı bir hayat demektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/uroloji-uzmani-op-dr-murat-polat-u-tuketimi-bobrek-sagliginin-temelidir</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/uroloji-uzmani-op-dr-murat-polat-u-tuketimi-bobrek-sagliginin-temelidir.png" type="image/jpeg" length="46519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çağın Hastalığı Dijital Demans Aşırı Ekran Kullanımı Hafızayı ve Dikkati Nasıl Etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı Telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan Uyarıyor: Dijital Cihazlar Hafızayı Sessizce Tehdit Ediyor.</strong></p>

<p>Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan “<strong>dijital demans</strong>” kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.</p>

<p><img alt="Çağın Hastalığı Dijital Demans Aşırı Ekran Kullanımı Hafızayı Ve Dikkati Nasıl Etkiliyor?2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor2.png" width="1280" /></p>

<p>Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan</strong>’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: <strong>unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma</strong> gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, <strong>çocuk ve ergenlerin</strong>, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor.</p>

<p>Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Çağın Hastalığı Dijital Demans Aşırı Ekran Kullanımı Hafızayı Ve Dikkati Nasıl Etkiliyor?3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor3.png" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ekran Süresi Beyni Nasıl Etkiliyor?</strong></h3>

<p>Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Klinik Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. Bu durum sonucunda: <strong>eleştirel düşünme becerileri zayıflıyor, yaratıcılık azalıyor, sorun çözme kapasitesi düşüyor</strong>.</p>

<h3><strong>Ruhsal Değişimler ve Uyku Bozukluklarına Neden Oluyor</strong></h3>

<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; “Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan <strong>mavi ışık</strong>, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor.”diyor.</p>

<p>Özcan, “Literatüre giren çalışmalarda çok fazla ekran süresine maruz kalan kişilerin beyninde gri madde ve beyaz madde hacminin değiştiğine, azaldığına ulaşılmıştır. Bu durum ise kişide farklı ruh sağlığı bozukluklarının gelişme olasılığını artırabilir. Yine kişide yeni anıların oluşumunu ve öğrenme yeteneklerini zayıflatabilir.</p>

<h3><strong>Dijital Demans’dan Korunmak Mümkün mü?</strong></h3>

<p>Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, dijital demansı önlemenin en temel yolunun <strong>dijital kullanımı kontrol altına almak</strong> olduğunu vurguluyor. Bu noktada öne çıkan önerileri Dijital Detoks adımlarından oluşuyor:</p>

<ul>
 <li>Günlük ekran süresi sınırlandırılmalı</li>
 <li>Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalı</li>
 <li>Telefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli</li>
</ul>

<p>Bu küçük adımlar, dijital cihazlarla sağlıklı mesafe kurmayı kolaylaştırıyor.</p>

<p>Dijital demansı önlemenin bir diğer yolu da beyni aktif tutan faaliyetlere yönelmekten geçiyor: bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek, dijital destek olmadan hafıza egzersizleri yapmak’da bilişsel rezervi güçlendiriyor.</p>

<p>Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; konsantrasyonu artırmak için aynı anda birden fazla iş yapmak yerine tek göreve odaklanmanın ve akıllı telefonlardaki gereksiz bildirimleri kapatmanın zihinsel yükü azaltarak verimliliği arttırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Özcan, tüm çabalara rağmen ekran süresinin azaltılamaması durumunda bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguluyor. Dijital cihaz kullanımını kontrol etmekte zorlanan bireylerin <strong>psikoterapi desteğine başvurması</strong>, sürecin sağlıklı şekilde yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/cagin-hastaligi-dijital-demans-asiri-ekran-kullanimi-hafizayi-ve-dikkati-nasil-etkiliyor1.png" type="image/jpeg" length="70216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi Londra Sağlık Turizm Fuarına Katıldı]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde sağlık turizmine yönelerek Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açan, ayrıca Malezya'nın Johor eyaletinde bir hastane açılması için iş birliği protokolü imzalayan Hayat Sağlık Grubu şimdi de İngiltere’ye odaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Hayat Hastanesi, sağlık turizmi alanındaki uluslararası tanıtım ve iş geliştirme faaliyetleri kapsamında, 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da, Queen Elizabeth II Centre’da düzenlenen 3. Londra Uluslararası Sağlık Turizmi Fuarı’na katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen ve Türk ile yabancı sağlık kurumlarını İngiltere pazarıyla doğrudan buluşturmayı hedefleyen organizasyon; B2B görüşmeler ve konferanslarla sektör temsilcilerine önemli iş birliği fırsatları sundu.</p>

<p>Fuara, Hayat Hastanesi adına Hastane Müdürü Nurten Molla ile Uluslararası Hasta Hizmetleri Müdürü Yasemin Gilaner Acın katıldı. Etkinlik süresince İngiltere’den ve farklı ülkelerden gelen çok sayıda hasta ve firma temsilcisiyle birebir görüşmeler gerçekleştirildi; Hayat Hastanesi’nin hasta odaklı hizmet anlayışı, uzman hekim kadrosu ve modern tedavi olanakları uluslararası katılımcılara tanıtıldı.</p>

<p><img alt="Hayat Hastanesi Londra Sağlık Turizm Fuarına Katıldı2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi2.png" width="1280" /></p>

<p>Fuarı değerlendiren Hastane Müdürü Nurten Molla, İngiltere’nin yüksek gelir grubuna sahip ve sağlık bilinci yüksek nüfusunun sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu kaydetti. İngiltere’de ulusal sağlık sisteminde (NHS) yaşanan uzun bekleme sürelerinin Türkiye’yi sağlık turizminde güçlü bir alternatif haline getirdiğini, bu kapsamda Hayat Hastanesi’nin özellikle cerrahi müdahaleler, ortopedi, diş ve estetik alanlarında hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet sunan bir merkez olarak dikkat çektiğini dile getiren Nurten Molla şunları söyledi :</p>

<p><img alt="Hayat Hastanesi Londra Sağlık Turizm Fuarına Katıldı3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi3.png" width="1280" /></p>

<p>“Açılışı Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş tarafından yapılan organizasyon, Hayat Hastanesi’nin yanı sıra Bursa’nın da uluslararası sağlık turizmi alanında tanıtımına katkı sağladı.</p>

<p>Hayat Sağlık Grubu olarak; son dönemde Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarındaki çeşitli ülkelerden gelen hastalara da hizmet vermeye başladık. Bu kapsamda geçen yıl Kosova’nın başkenti Priştine’de bir irtibat ofisi açtık.</p>

<p><img alt="Hayat Hastanesi Londra Sağlık Turizm Fuarına Katıldı4" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi4.png" width="1280" /></p>

<p>Asya tarafında ise, Malezya’nın önde gelen bir sağlık kuruluşuyla iş birliği protokolü imzaladık. İmzalanan anlaşma kapsamında, Malezya'nın Johor eyaletinde 303 yatak kapasiteli ileri teknolojiyle donatılmış yeni hastane, Hayat Hastanesi markasıyla hizmet verecek. Hastanenin tüm yönetimi ise Hayat Sağlık Grubu tarafından üstlenilecek.</p>

<p>Hayat Hastanesi olarak, tüm bu çalışmalarla Asya, Afrika ve Avrupa pazarlarındaki bilinirliğimizi artırmayı, uluslararası hasta ağını genişletmeyi ve Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/03/hayat-hastanesi-londra-saglik-turizm-fuarina-katildi1.png" type="image/jpeg" length="34814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi 48 Yaşında!]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-48-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-48-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye sağlık sektörünün köklü kuruluşlarından Hayat Hastanesi, 48. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Kurulduğu günden bu yana ‘insana dokunan sağlık’ vizyonuyla hizmet veren Hayat Hastanesi, bilgi birikimi, tecrübesi ve hasta odaklı yaklaşımıyla sağlıkta kalite çizgisini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p><font size="4"><strong>Hayat Hastanesi</strong> Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Uzm. Dr. Ahmet Özkul</strong>, 48. yıl vesilesiyle yaptığı açıklamada sağlık hizmetine bakış açılarını değerlendirirken, “Hayat Hastanesi olarak <strong>48 </strong>yıldır sağlık hizmetini yalnızca bir tedavi süreci değil, güvene dayalı bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Hasta odaklı yaklaşımımız, modern teknoloji yatırımlarımız ve uzman kadromuzla sağlıkta sürdürülebilir kaliteyi hedefliyoruz” dedi.</font></p>

<p><img alt="Hayat Hastanesi 48 Yaşında...2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/02/hayat-hastanesi-48-yasinda2.png" width="1280" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><font size="4"><strong>Uzm. Dr. Ahmet Özkul,</strong> bugüne kadar kendilerine güvenen hastaların desteğinin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Sağlık hizmetinde kalite standartlarını sürekli yukarı taşımayı amaçladıklarını belirten Özkul, “Bugüne kadar bize güvenen tüm hastalarımızdan aldığımız güçle, sağlıkta kalite standartlarını yükseltmeye devam ediyoruz. Hayat Hastanesi olarak hedefimiz; bugün olduğu gibi gelecekte de güvenilir, yenilikçi ve insan odaklı sağlık hizmetinin öncüsü olmaktır” şeklinde konuştu.</font></p>

<h3><strong><font size="4">Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul açıklamasını şöyle sürdürdü:</font></strong></h3>

<p><font size="4"><font face="Calibri"><strong>“Modern</strong> tıbbi altyapısı, gelişmiş tanı ve tedavi imkânları ile multidisipliner hizmet anlayışını bir araya getiren Hayat Hastanesi, geçen <strong>48 yılda</strong> güçlü kurumsal hafızası ve etik değerlere bağlı sağlık hizmeti anlayışıyla sektörde güvenin simgesi haline geldi.</font></font></p>

<p><img alt="Hayat Hastanesi 48 Yaşında...3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://ayakustuhabercom.teimg.com/ayakustuhaber-com/uploads/2026/02/hayat-hastanesi-48-yasinda3.png" width="1280" /></p>

<p><font size="4">Yenilenen teknolojik yatırımları ve uzman hekim kadrosuyla çağdaş tıbbın olanaklarını hastalarıyla buluşturan hastane, sürdürülebilir kaliteyi temel öncelik olarak konumlandırıyor.</font></p>

<p><font size="4">Güçlü kurumsal yapısı, nitelikli insan kaynağı ve sürekli yenilenen sağlık yatırımlarıyla Hayat Hastanesi; güven, kalite, modern teknoloji ve hasta memnuniyeti ekseninde sektördeki konumunu pekiştirmeyi sürdürüyor.”</font></p>

<p><font size="4"><strong>Uzm. Dr. Ahmet Özkul </strong>sözlerini, “48 yıldır hayatlara dokunan <strong>Hayat Hastanesi,</strong> yarının sağlık standartlarını bugünden inşa etme vizyonuyla hizmet yolculuğuna kararlılıkla devam ediyor” diyerek tamamladı.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/hayat-hastanesi-48-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/02/hayat-hastanesi-48-yasinda1.png" type="image/jpeg" length="78470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İftar Sonrası Baş Ağrısı Neden Olur? Önleme Yolları]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/iftar-sonrasi-bas-agrisi-neden-olur-onleme-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/iftar-sonrasi-bas-agrisi-neden-olur-onleme-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İftar sonrası baş ağrısı neden olur ve nasıl geçer? Ramazan'da oruç sonrası yaşanan baş ağrısının nedenleri, kan şekeri değişimleri, susuzluk ve beslenme hataları hakkında uzman görüşleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Ramazan ayında oruç tutan pek çok kişinin ortak şikâyeti olan <strong>iftar sonrası baş ağrısı</strong>, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Gün boyu süren açlık ve susuzluğun ardından, akşam saatlerinde ortaya çıkan bu zonklayıcı ağrıların temelinde aslında vücudun biyolojik ritmindeki ani değişimler yatıyor. Peki, <strong>iftar sonrası baş ağrısı neden olur?</strong> İşte uzmanların dikkat çektiği o nedenler ve çözüm yolları.</p>

<h3><strong>İftar Sonrası Baş Ağrısının Başlıca Nedenleri</strong></h3>

<p>İftardan kısa bir süre sonra başlayan ağrılar genellikle tek bir sebebe bağlı değildir. Birkaç faktörün birleşmesi bu durumu tetikleyebilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ani Kan Şekeri Dalgalanmaları:</strong> Uzun süreli açlığın ardından iftarda hızla tüketilen karbonhidratlı ve şekerli gıdalar, kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum beyin damarlarını etkileyerek şiddetli ağrılara yol açabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dehidrasyon (Susuzluk):</strong> Vücudun gün boyu susuz kalması, beyin dokusundaki sıvı dengesini bozar. İftarda yeterli su tüketilmemesi, damarların genişlemesine ve ağrı hissinin artmasına neden olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hızlı ve Ağır Yemek Yemek:</strong> Mideye aniden yüklenmek, kan akışının büyük bir kısmının sindirim sistemine yoğunlaşmasına neden olur. Beyne giden kan akışındaki geçici değişimler sersemlik ve baş ağrısı yaratabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kafein Yoksunluğu:</strong> Gün içinde çay ve kahve tüketemeyen bünyelerde, iftara doğru başlayan yoksunluk belirtileri iftar sonrasında tepe noktasına ulaşabilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>İftar Sonrası Baş Ağrısı Nasıl Önlenir?</strong></h3>

<p>Bu sorunu yaşamamak veya şiddetini azaltmak için beslenme alışkanlıklarınızda küçük değişiklikler yapabilirsiniz:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>İftarı Bölün:</strong> Orucunuzu su veya zeytinle açtıktan sonra hafif bir çorba içip 10-15 dakika ara vermek, sindirim sisteminizi ve kan şekerinizi hazırlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sıvı Tüketimini Yayın:</strong> İftarda bir anda litrelerce su içmek yerine, iftar ile sahur arasına yayılmış bir su tüketimi (en az 2-2.5 litre) hedefleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tuz ve Şekere Dikkat:</strong> Aşırı tuzlu ve ağır şerbetli tatlılar susuzluğu artırır ve tansiyon dengesini bozarak ağrıyı tetikler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yavaş Çiğneyin:</strong> Lokmaları iyice çiğnemek, sindirimi kolaylaştırarak beynin üzerindeki metabolik baskıyı azaltır.</p>
 </li>
</ol>

<h3><strong>Uzman Notu: Kafeini Dengeleyin</strong></h3>

<p>Eğer şiddetli kafein bağımlılığınız varsa, iftardan hemen sonra aşırı çay-kahve tüketmek yerine, bu içecekleri iftardan 1-2 saat sonra ve ölçülü bir şekilde tüketmeye özen gösterin.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/iftar-sonrasi-bas-agrisi-neden-olur-onleme-yollari</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/02/iftar-sonrasi-bas-agrisi-neden-olur-onleme-yollari.png" type="image/jpeg" length="83746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küflü Yiyecekler Zararlı mı? Neden Zararlıdır?]]></title>
      <link>https://www.ayakustuhaber.com/kuflu-yiyecekler-zararli-mi-neden-zararlidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ayakustuhaber.com/kuflu-yiyecekler-zararli-mi-neden-zararlidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küflü yiyecekler yemek zararlı mı? Küflü ekmeğin veya peynirin bir kısmını kesip yemek güvenli mi? Küfün vücuda zararları ve hangi yiyeceklerin çöpe atılması gerektiği hakkında merak edilenler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Birçok kişi, üzerinde küçük bir küf lekesi gördüğü ekmeğin veya peynirin o kısmını kesip geri kalanını tüketmenin ekonomik ve zararsız olduğunu düşünür. Ancak bilimsel veriler, durumun göründüğü kadar masum olmadığını ortaya koyuyor. Peki, <strong>küflü yiyecekler zararlı mı?</strong> Hangi besinler kurtarılabilir, hangileri doğrudan çöpe atılmalı?</p>

<h3><strong>Küf Nedir ve Neden Tehlikelidir?</strong></h3>

<p>Küf, mikroskobik mantarların oluşturduğu bir yapıdır. Gözle gördüğümüz renkli kısımlar aslında küfün sadece "meyvesi" veya sporlarıdır. Tıpkı bir ağacın kökleri gibi, küfün de gözle görülmeyen <strong>"hyphae"</strong> adı verilen kökleri yiyeceğin derinliklerine kadar uzanabilir.</p>

<p>Küflerin asıl tehlikesi, ürettikleri <strong>mikotoksin</strong> adı verilen zehirli maddelerdir. Özellikle "aflatoksin" gibi mikotoksin türleri, ciddi gıda zehirlenmelerine, bağışıklık sistemi hasarlarına ve uzun vadede kansere yol açabilen oldukça tehlikeli bileşiklerdir.</p>

<h3><strong>Küflendiğinde Hemen Atılması Gereken Yiyecekler</strong></h3>

<p>Yumuşak ve gözenekli yiyeceklerde küf kökleri çok hızlı yayılır. Aşağıdaki besinlerde küf görürseniz, sadece o kısmı kesmek sizi korumaz; tamamını atmalısınız:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yumuşak Meyve ve Sebzeler:</strong> Çilek, domates, üzüm ve şeftali.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekmek ve Unlu Mamuller:</strong> Gözenekli yapısı nedeniyle küf sporları ekmeğin içine anında sızar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yumuşak Peynirler:</strong> Krem peynir, süzme peynir ve rendelenmiş peynirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yoğurt ve Ekşi Krema:</strong> Sıvı içeriği yüksek besinlerde mikotoksinler hızla dağılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Reçel ve Marmelatlar:</strong> Şekerli ve nemli ortam küf gelişimi için idealdir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küflü Kısmı Kesilerek Tüketilebilen Yiyecekler</strong></h3>

<p>Sert yapılı yiyeceklerde küfün iç kısımlara sızması daha zordur. Bu gıdalarda küflü bölgenin en az <strong>2.5 - 3 cm</strong> çevresini derinlemesine keserek geri kalanını tüketebilirsiniz:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sert Peynirler:</strong> Cheddar, parmesan gibi sert yapıdaki peynirler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sert Sebze ve Meyveler:</strong> Lahana, havuç ve dolmalık biber gibi düşük nem oranına sahip besinler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sert Salamlar:</strong> Geleneksel yöntemle kurutulmuş et ürünleri.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Küften Korunmak İçin İpuçları</strong></h3>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Hava ile Teması Kesin:</strong> Yiyecekleri saklarken streç film veya hava almayan kaplar kullanın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Buzdolabı Temizliği:</strong> Küf sporları buzdolabında yayılabilir. Küflenen bir şeyi attıktan sonra o bölgeyi temizleyin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hızlı Tüketin:</strong> Taze sebze ve meyveleri büyük miktarlarda alıp bekletmek yerine, kısa sürede tüketeceğiniz kadar alın.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Önemli Uyarı:</strong> Küflü bir yiyeceği asla koklamayın! Küf sporlarını solumak, özellikle alerjisi veya astımı olan kişilerde solunum yolu problemlerine neden olabilir.</p>
 </li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ayakustuhaber.com/kuflu-yiyecekler-zararli-mi-neden-zararlidir</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 22:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ayakustuhabercom.teimg.com/crop/1280x720/ayakustuhaber-com/uploads/2026/02/kuflu-yiyecekler-zararli-mi-neden-zararlidir.png" type="image/jpeg" length="12979"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
