BURSA

15 Temmuz Darbe Girişiminde: Bursa'daki Kahramanlık ve Türkiye'deki İlk Gözaltı

15 Temmuz darbe girişiminde Bursa'daki Jandarma Alay Komutanlığı'nda yaşananlar ve Tümgeneral Seyfullah Saldık Paşa'nın darbeci albayı gözaltına alarak Türkiye genelindeki ilk "sıkıyönetim komutanı" gözaltısına imza atışı. Bu önemli olayla darbe girişiminin Bursa'daki seyri nasıl değişti?

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü yaklaşırken, o karanlık gecenin kritik olayları ve kahramanları bir kez daha gündeme geliyor.

Özellikle askeri birliklerde yaşananlar, FETÖ'cü askerlerin ülkenin kaderiyle nasıl oynadığını gözler önüne seriyor.

Bu haberde, 15 Temmuz gecesi Bursa Jandarma Alay Komutanlığı'nda yaşananları ve Türkiye genelindeki ilk "sıkıyönetim komutanı" gözaltısının nasıl gerçekleştiğini tüm detaylarıyla aktarıyoruz.

Bursa Jandarma'da Darbe Girişimi Başlıyor

15 Temmuz gecesi, dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Yurdakul Akkuş liderliğindeki FETÖ'cü bir grup, Bursa'da darbe girişimini başlattı.

Bursa Darbe Davası'nda yer alan Jandarma olay tutanakları ve ifade tutanaklarına göre, darbeci Albay Akkuş saat 23.00 sıralarında yardımcısı Albay Hakan Demirörs'e telefonla tüm rütbelileri İl Jandarma'ya çağırma emri verdi.

Saat 22.30'da Genelkurmay'dan sıkıyönetim emrinin geldiği bilgisi, görevli Başçavuş Erkan Şen tarafından Akkuş'a telefonla bildirildi. Yüzbaşı Ali Bülbül, darbe için oluşturulan WhatsApp mesaj sisteminden bu çağrıyı tüm personele iletti.

Resmi tutanaklara göre, darbeci Albay Akkuş saat 23.10 sıralarında Osmangazi'deki lojmanından makam aracıyla gelerek, Bölge Komutanı Seyfullah Saldık Paşa'nın "Sokmayın" emrine rağmen gizlice garnizona girmeyi başardı.

Saat 23.12'de İl Jandarma Garnizonu Hareket Merkezi'ne girerek Erkan Şen'den sıkıyönetim emrini teslim alan Akkuş, bu emri Bursa'nın ilçe jandarmalarına faksladı. Makamına geçen Akkuş, ilçelerdeki tüm personelin darbe için toplanması emrini telsizle iletti.

Bu emir, Astsubay Hasan Hüseyin Koçtaş tarafından iletildi. En önemlisi ise, darbeci Albay Akkuş'un garnizondaki makamında görevli iki askere silahlıktan silah ve mermilerini alıp gelmeleri emrini vererek silahlı darbe eylemine giriştiği, tanık asker ifadelerinde yer aldı.

Bursa'da Darbe Girişiminin Önlenmesi ve Tarihi Gözaltı

Darbeci Albay Akkuş, 23.10'dan 23.40'a kadar garnizonu ele geçirerek darbe eylemlerine girişirken, Bölge Kurmay Başkanı Albay Kemal Şahintürk ile karşılaştı. Kemal Albay, ifadesinde darbeci albayla konuşup birlikte komutanlığa girdiklerini ancak Albay Yurdakul Akkuş'un gizlice garnizona girmesini engellemediğini ve Bölge Komutanı Seyfullah Paşa'ya bu bilgiyi vermediğini belirtti.

Ancak olayların seyrini değiştiren kritik an, Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık Paşa'nın garnizon nizamiyesine gelişiyle yaşandı. Nizamiyede kapıyı askerlere kapattıran Seyfullah Paşa, gece nöbetçisi askerlere bağırarak "Kimse kanunsuz sıkıyönetim emrine uymasın, ben haram yemedim, burada kanunsuzluğa müsaade etmem" diye haykırdı.

Konuşmasının ardından önüne gelen ve "sıkıyönetim komutanının emri var, odanıza gidecek, başka bir yere gitmeyeceksiniz" diyen darbeci uzman çavuşa yumruk atarak onu etkisiz hale getirdi. Ardından nizamiyede gördüğü darbeci Albay Akkuş'un üzerine koşarak yakasından tutup yakapaça sürükleyerek dışarı attı. Böylece Seyfullah Paşa garnizona hakim oldu ve nizamiyenin yanındaki silahlıktan silah ve mermi alan askerlere emir vererek onları durdurdu, namlularındaki mermileri çıkarttırarak silahlıkları kilitletti.

Saat 23.40'ta darbeci albay, Bölge Komutanı Seyfullah Paşa'nın bu kahramanca müdahalesiyle önce garnizondan atılarak etkisizleştirildi. Seyfullah Paşa makamına gittiğinde, darbeci albayın önceden gizlice garnizona girdiğini ve sıkıyönetim emrine ulaşıp ilçe jandarmalara faks çekerek gece 23.15'te açıkça darbe suçunu işlediğini öğrenince Derhal gözaltına alınması emrini verdi.

Türkiye Çapında İlk "Sıkıyönetim Komutanı" Gözaltısı

Seyfullah Paşa, darbeci albayın durumunu öğrenir öğrenmez, bunun açıkça bir darbe suçu olduğunu belirterek derhal yakalama ve gözaltı emri verdi. Tanık ifadelerinde de bu kararlılık açıkça yer alıyor.

Saat 23.50'de Seyfullah Paşa, dönemin Bursa Cumhuriyet Başsavcısını arayarak garnizondaki olayları aktardı ve darbeci albayı gözaltına alacaklarını bildirdi. "sabaha bırakalım mı" dense de Seyfullah Paşa, "Hayır, hemen yapacağız" diyerek Yüzbaşı Şevket'e telefonla emir verip Osmangazi İlçe Jandarma'ya gitmekte olan darbeci albayın arkasından gönderdi.

Aynı zamanda Seyfullah Paşa, dönemin Valisi İzzettin Küçük'e de gözaltı işlemi yapılacağını iletti. Darbe gecesi Bursa İl Emniyet Müdür Vekili olan Vehbi Karadağ'ı da arayarak darbeci albayın Osmangazi'de gözaltına alınacağını ve buraya bir polis ekibi gönderilmesini saat 23.55'te bildirdi.

Darbeci albay, saat 00.10'da Osmangazi İlçe Jandarma'ya ulaştı ve ilçe komutanının odasına girdi. Yanında üç astsubay otururken polislerin geldiği duyuldu. Odadaki dört kişi dışarı çıktı. Bölge Komutanı Yüzbaşı Şevket'in emriyle Osmangazi'de kapı açtırılarak gelen polis ekibi içeri alındı ve darbeci albayın odasında gözaltı işlemi yapıldı.

Bursa'da Bölge Komutanı Seyfullah Paşa'nın büyük bir kararlılık ve mücadelesi, Yüzbaşı Şevket ve diğer askeri personelin desteğiyle, darbeci albay henüz hiçbir eyleme başlayamadan kıskıvrak polise teslim edildi. Bu gözaltı, o gece Türkiye çapında bir "sıkıyönetim komutanı"nın ilk kez gözaltına alınışıydı.

Gözaltı Süreci ve Ele Geçirilen Listeler

Maalesef, saat 00.15'te polis müdür yardımcısı Ahmet Bey ve komiser Gökhan Bey gözaltı yapacakken, Bursa Valisi İzzettin Küçük'ün hemşehrisi olan darbeci Albay Yurdakul Akkuş'a "çocuklarınla bizim eve gel" teklifinde bulunması ve darbecinin de düşünmek için mühlet istemesi üzerine bir süre beklemeğe geçildi.

Ancak saat 00.40'ta İzzettin küçük, darbeci albayı tekrar aradığında, Akkuş, Valilik konutuna gelmeyeceğini söyleyince gözaltı gerçekleşti. Darbeci Albay'a kelepçe takılmadan ve Osmangazi'de gözaltı tutanağı da düzenlenmeden darbeci Akkuş, Acemler polis merkezine götürüldü.

Not: Darbe gecesi Bursada Vali olan İzzettin Küçük o gece hiç evinden dışarı çıkmamış, Valilik Makamına gidip Devletin Temsil etmemiş , Sayın Recep Altepe Başkanın Şehreküstü Meydanında düzenlediği Darbeyi Telin Mitinginede katılmamış en tuhafı'da, darbe Sabahı Vali Darbeci albayı dövdü diye Sahte haber yapılmış ve Sahte algı oluşturulmuş. Halbuki Darbeci uzmanı döven , Darbeci albayla boğuşan ise Bölge Komutanı Seyfullah Paşa imiş ama hiç haber yapılmamış.

Darbeci albayın Osmangazi Jandarma'da kalan çantası, koruması olan uzman çavuş Ertuğrul tarafından saat 01.00 sıralarında Acemler polis merkezine götürülerek teslim edildi. Bu çantadan il il sıkıyönetim komutanları listesi çıktı. Böylelikle Seyfullah Paşa'nın dirayetiyle gerçekleşen gözaltı sonrası bu listeler devlete teslim edilerek FETÖ'cü darbenin emir komuta zincirinin önemli bir halkası kırılmış oldu.

Seyfullah Paşa'ya Yapılan Kumpas

Darbe gecesi darbeciyi döven, silahlıkları kapatan ve gözaltını ısrarla yapan Seyfullah Paşa, darbenin ertesi sabahı Ankara'da jandarma Genel Komutanlığı Merkezin'de hazırlanan darbe girişiminde bulunanlar listesine yazıldı ve Bursa'da hem vali Küçük'ün düzenlediği ve bakanlığa verdiği darbe raporunda, Seyfullah Paşa'nın darbeciyi dövmesi darbeci Albay'ı yaka paça sürüklemesi ve silahlıkları kapatması gibi kahramanca mücadelesi yazılmayarak İçişleri Bakanlığının yanıltılması sonucu görülüyor ki Hukuk dışı bir şekilde resen emekli edildi. Ayrıca bu durum, o gece gösterdiği kahramanlığa rağmen maruz kaldığı haksızlığı gözler önüne sermektedir.

Şüphesiz ülkemiz bir hukuk devletidir. Bu ilkeden hareketle, Bursa'da darbe gecesi inkarı mümkün olmayan bir şekilde delilli-ıspatlı darbecilere karşı büyük bir kahramanlık örneği gösteren Seyfullah Paşa'ya yaşatılan hukuksuzluk inanıyoruz ki; içişleri bakanlığımız ve cumhurbaşkanlığı makamlarınca incelemeye alınarak düzeltici işlemler yapılacaktır.

Kamuoyu vicdanı böyle arzu etmektedir.

15 Temmuz gecesi Bursa'da yaşanan bu olaylar, Seyfullah Paşa'nın, dirayetli liderliğinin ve vatansever yapısının sonucu olduğu ve Bursa'yı hain darbecilere teslim etmediği gibi, ülkede ki darbe organizasyonununda belinin kırılmasına büyük katkı verdiği görülmektedir.

Not: Dönemin Bursa Valisi ve mevcut İçişleri Bakan Yardımcısı Sayın Münir Karaloğlu'nun Seyfullah paşa ile ilgili Milliyet gazetesinde yer alan haber içeriğinin görselleri..