Birçok kültürde saygısızlık olarak kabul edilen "dil çıkarmak", Tibet'te en derin saygının ve dürüstlüğün ifadesidir. Peki, Tibetliler neden dil çıkararak selamlaşır? İşte bu kadim geleneğin ardındaki efsanevi hikaye.
Tibet'teki Selamlaşmanın Tarihçesi: Zalim Kral Lang Darma
Tibetlilerin dil çıkarma geleneği, 9. yüzyılda hüküm süren ve Budizm düşmanlığıyla bilinen zalim kral Lang Darma'ya dayanır. Efsaneye göre Kral Lang Darma'nın dili siyahtır. Budist öğretilerine göre ruhun bedenden bedene geçtiğine (reankarnasyon) inanan Tibet halkı, zalim kralın ölümünden sonra onun başka bir bedende geri gelmesinden korkmuştur.
Dil Çıkarmak Ne Anlama Geliyor?
Tibet halkı, karşılaştıkları kişiye dillerini göstererek şu mesajı verirler:
"Bak, benim dilim siyah değil. Ben o zalim kralın ruhunu taşımıyorum, kötü niyetli değilim ve barışçıl biriyim."
Bu hareket, karşısındaki kişiye "kötülüklerden arınmış olduğunu" ve dürüstlüğünü kanıtlamanın bir yoludur. Zamanla bu davranış, dini bir korkudan ziyade bir nezaket ve saygı göstergesi haline gelmiştir.
Tibet’te Selamlaşma Sadece Dil Çıkarmakla mı Sınırlı?
Tibet kültürü selamlama konusunda oldukça zengin detaylara sahiptir. Dil çıkarmanın yanı sıra şu ritüeller de eşlik eder:
-
Avuç İçlerini Birleştirmek: Kişi dilini çıkarırken genellikle avuç içlerini göğüs hizasında birleştirir. Bu, barışçıl niyetin sembolüdür.
-
Hafifçe Eğilmek: Saygı duyulan bir büyüğe veya dini bir lidere selam verirken dil çıkarma hareketine hafif bir eğilme eşlik eder.
-
Katha Sunumu: Çok özel misafirlere veya kutsal kişilere "Katha" adı verilen beyaz, ipek bir şal sunulur. Bu şal, saflığı ve iyi şansı temsil eder.
Günümüzde Bu Gelenek Devam Ediyor mu?
Günümüzde modernleşen Tibet şehirlerinde bu selamlama şekli eskisi kadar yaygın olmasa da, özellikle kırsal kesimlerde ve yaşlı nüfus arasında hâlâ canlılığını korumaktadır. Turistler için oldukça şaşırtıcı olan bu durum, Tibet’in kültürel kimliğinin en renkli parçalarından biridir.