Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri ve siyasi tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Yeniçeri Ocağı, devletin kuruluş ve yükselme dönemlerindeki sınır ötesi fetihlerinde kritik bir rol oynamıştır. Osmanlı'nın ilk düzenli ve profesyonel yaya ordusunun temelini oluşturan bu askeri sınıf, zamanla devlet yönetimi üzerindeki etkisi ve çıkardığı isyanlarla da tarihe geçmiştir.
Tarih meraklıları ve öğrenciler tarafından sıkça araştırılan "Yeniçeri Ocağı'nı kim kurdu?", "Yeniçeri Ocağı hangi padişah döneminde kaldırıldı?" ve "Vaka-i Hayriye nedir?" sorularının yanıtlarını sizler için derledik.
Yeniçeri Ocağı'nı Kim, Ne Zaman Kurdu?
Yeniçeri Ocağı, 1363 yılında 3. Osmanlı Padişahı I. Murad (Sultan Murad Hüdavendigar) döneminde kurulmuştur.
Anadolu Selçuklu Devleti'ndeki Hassa ordusu ile Kapıkulu sisteminden esinlenilerek temelleri atılan bu yapı, Devşirme Sistemi esasına dayandırılmıştır. Hristiyan kökenli gençlerin tahrir edilerek yetiştirilmesiyle oluşturulan ocak, padişaha doğrudan bağlı muhafız ordusu olarak görev yapmış ve Osmanlı sınırlarının yüz binlerce kilometrekareye ulaşmasında başrol oynamıştır.
Yeniçeri Ocağı'nı Kim, Hangi Tarihte Kaldırdı?
Yeniçeri Ocağı, 15 Haziran 1826 tarihinde 30. Osmanlı Padişahı II. Mahmud tarafından yayımlanan fermanla ve askeri müdahaleyle tamamen kaldırılmıştır.
Geleneksel kaynaklarda veya halk arasındaki anlatımlarda zaman zaman karıştırılsa da ocağı lağveden padişah II. Murad değil, II. Mahmud'dur.
Yeniçeri Ocağı Neden Kaldırıldı? (Vaka-i Hayriye Nedir?)
-
yüzyıldan itibaren bozulmaya başlayan ocak disiplini, zamanla yeniliklerin önünde en büyük engel haline gelmiştir. Padişah tahttan indiren, sadrazam katleden ve batılı anlamda askeri reformsallara karşı çıkan yeniçeriler, devlet otoritesini tehdit eder boyuta ulaşmıştır.
II. Mahmud'un modern askerlerden oluşan Asakir-i Mansure-i Muhammediyye ordusunu kurma girişimine karşı yeniçerilerin yeniden isyan başlatması üzerine, padişah ve halk desteğiyle ocak topa tutularak ortadan kaldırılmıştır.
Tarihte bu dönüm noktası, Osmanlı Devleti için hayırlı bir olay olarak kabul edildiği için "Vaka-i Hayriye" (Hayırlı Olay) olarak adlandırılmıştır.