''Bir inşaat mühendisi olarak altını özellikle çizmek isterim''
Maden atık barajları; jeoteknik stabilite, zemin davranışı, yeraltı suyu etkileşimi ve yükleme kapasitesi açısından en yüksek mühendislik hassasiyeti gerektiren yapılardır. Bu yapılarda yapılacak en küçük ihmal, telafisi mümkün olmayan çevresel ve toplumsal sonuçlar doğurur.
Bugün Kirazlıyayla’da yaşananlar, bilimsel temelden uzak, masa başında hazırlanan ve sahayı gerçek anlamda okumayan ÇED raporlarının ne kadar büyük riskler barındırdığını bir kez daha göstermiştir. ÇED süreçlerinin, çevreyi ve yaşam alanlarını korumak yerine yatırım süreçlerini hızlandıran bir formaliteye dönüşmesi kabul edilemez.
Bu bölgeye yönelik hassasiyetim yeni değildir. 15 Ağustos 2020 tarihinde Kirazlıyayla’da köylülerin haklı itirazlarını dile getirdiği protestolarda bizzat sahadaydım. O gün de söyledim, bugün de aynı noktadayım:
Mühendislik, sermayenin değil; yaşamın tarafında durmak zorundadır.
Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu adına açıkça çağrıda bulunuyorum: Acilen, bağımsız kuruluşlar tarafından bölgenin denetimleri yapılmalıdır.
Bilimsel dayanağı olmayan, sahaya özgü teknik verilerle desteklenmeden hazırlanmış ÇED raporları; çevresel riskleri öngörmekten uzak, mühendislik güvenliğini sağlayamayan ve kamu yararını gözetmeyen uygulamaların önünü açmaktadır. Bu tür raporlar üzerinden yürütülen faaliyetler, geri dönüşü olmayan çevresel ve yapısal sonuçlara neden olabilmektedir.
Mühendislik disiplinleri dışlanarak yürütülen hiçbir süreç meşru kabul edilemez.
Yürüttüğümüz mesleki mücadele; yalnızca mühendislerin haklarını değil, bu ülkenin toprağını, suyunu, bitki örtüsünü, üzerinde yaşayan tüm canlıları , yapısını ve en önemlisi insanlarını koruma mücadelesidir. Bölgemizdeki emsal durumların takipçisi olmaya; bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde kamu yararını savunmaya devam edeceğiz.
Çağdaş İnşaat Mühendisleri Grubu olarak, cennet ülkemizin her bir taşını tüm menfaatlerin önünde tutuyoruz.''
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.