Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, ayakkabı sektörünün halen 1,2 milyar dolar düzeyinde bulunan ihracatını beş yılda 2 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi. İçten, “Türk ayakkabı endüstrisi 2028’de 2 milyar dolarlık ihracat için koşuyu bugünden başlattı” dedi.

 

Küresel ayakkabı endüstrisinin profesyonelleri, TASD’ın ev sahipliğinde düzenlenen ve sektörün uluslararası düzeyde en büyük organizasyonu olan 7. Dünya Ayakkabı Kongresi için İstanbul’da bir araya geldi.

‘Geleceği Şekillendirmek’ temasıyla düzenlenen kongrenin açılışında konuşan TASD Başkanı Berke İçten, Türkiye’nin ayakkabıda küresel oyuncu olduğunu hatırlattı. İçten, şunları söyledi:

“Türkiye 550 milyon çiftle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise altıncı büyük üretim merkezi. Üretimin yanı sıra tasarım gücümüzü de her geçen yıl artırıyoruz. 10 ayda 330 milyon çift ayakkabı ihraç ederek ülkemize 1 milyar doların üzerinde döviz girdisi sağladık. Aslında adet bazında çok daha fazla satış yapabilirdik. Ancak küresel talebin daralması ihracatımıza olumsuz yansıdı. Her şeye rağmen önümüzdeki iki ayı en iyi şekilde değerlendirip Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü kutladığımız 2023’ü 1,2 milyar dolar düzeyinde bir ihracat ile kapatacağımızı öngörüyoruz.”

KÜRESEL MARKALARIN ÜLKEMİZE İLGİSİ DEVAM EDİYOR

Berke İçten, küresel talepteki daralmanın ve müşteri kayıplarının hem üretime hem de istihdama olumsuz yansıdığının altını çizdi. Konjonktürel bir takım zorluklar olsa da iyimserliklerini koruduklarını ve 2024’te ihracatta yeni bir ivme yakalayacaklarına inandığını anlatan İçten, şöyle devam etti:

“Ticaret Bakanlığımız ithalatı frenlenmek için eylül ayında yürürlüğe koyduğu koruma tedbirleri ile Türk ayakkabı endüstrisinin önemli bir beklentisini karşıladı. Karar bizim için büyük bir moral oldu. Diğer taraftan her ne kadar fiyat tutturmakta zorlansak da küresel markaların ülkemize ilgisi devam ediyor. Örneğin uluslararası bir spor ayakkabı firması, Türkiye'deki üretimini günlük yedi bin çifte çıkardı. Avrupa merkezli bir başka küresel marka ülkemizde üretim yapma konusunda zemin yokluyor. Biz bu örnekleri Türk ayakkabı endüstrisine ve Türkiye’ye güvenin göstergesi olarak değerlendiriyoruz. Elbette bizim de yapmamız gerekenler var. Her şeyden önce iş modellerimizi gözden geçirmeli ve teknolojinin imkânlarını kullanarak katma değeri daha yüksek üretim yapmalıyız. Yeni trendleri, teknolojik gelişmeleri ve sürdürülebilirliği enine boyuna konuşacağımız Dünya Ayakkabı Kongresi’nin ayakkabı endüstrimiz için bir dönüm noktası olarak değerlendiriyorum. 12. Kalkınma Planı’nda Türkiye’nin 2028 yılı ihracatının 375 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Ayakkabı endüstrimiz ihracata bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de maksimum katkıyı verme anlayışı ile yoluna devam edecek. Bu anlayışla mevcut 1,2 milyar dolarlık ihracat hacmimizi 5 yılda 2 milyar dolara çıkarmak için koşuyu bugünden başlattık.”

İSTANBUL VALİSİ DAVUT GÜL: AYAKKABI SEKTÖRÜ HER YIL DAHA DA GELİŞİYOR

İstanbul Valisi Davut Gül ise ayakkabı sektörünün her yıl daha da ileriye gittiğine dikkat çekerek bunun bir tesadüf olmadığını söyledi. Gül “Türk ayakkabı sektörü dünyada önemli bir pazar payına sahip. Yetenekli tasarımcılarımızla, meslek liselerimizle, kalifiye çalışanlarımızla sektörün rekabet gücünü daha da artırıyoruz. Bu gücü Anadolu’da yatırım için sunulan fırsatlarla daha da geliştirebiliriz.

Öte yandan Türkiye’nin zengin yenilenebilir enerji kaynakları önümüzdeki süreçte karbon ayak izi başta olmak üzere birçok konuda ayakkabı sektörüne avantajlar sağlayacaktır” dedi.

 

İTO BAŞKANI AVDAGİÇ: KÜRESEL AYAKKABI ENDÜSTRİSİ ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASINDA

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de konuşmasında ayakkabının gıdadan sonra en önemli ihtiyaç maddelerinden biri olduğunun altını çizdi. Ayakkabının aynı zamanda ihtiyaç ile estetiği buluşturan ender sektörlerler arasında yer aldığına dikkat çeken Avdagiç, şöyle devam etti:

“21. yüzyıla iklim değişikliği gibi büyük bir sorunla başladık. Küresel ayakkabı endüstrisi çok önemli bir dönüm noktasında. Bu süreçte ayakkabı sektörünün yeşil dönüşüm, yeşil teknoloji ve çevreci anlayışıyla örnek olması gerekiyor. Geleceği yeniden şekillendirmeyi konuşurken, sürdürülebilir bir ayakkabı sanayinin dünyamızı yaşanılabilir bir yer kılacağını vurgulamak isterim. İnsanoğlunun yeryüzünde binlerce yıl daha ayakkabı ile dolaşabilmesinin yolu karbon ayak izinin azaltılmasından geçiyor. Bunun için de hepimize büyük sorumluluklar düşüyor. Dünya Ayakkabı Kongresi katılımcılarının bu sorumluluk anlayışı ile burada olduklarına inanıyorum.”

CEC BAŞKANI ONOFRE: İSTANBUL DÜNYA AYAKKABI KONGRESİ İÇİN İDEAL BİR YER

Avrupa Ayakkabı Konfederasyonu (CEC) Başkanı Luis Onofre de konuşmasında farklı kıtaların, kültürlerin ve medeniyetlerin kavşak noktası olan İstanbul’un Dünya Ayakkabı Kongresi için ideal bir yer olduğunun altını çizdi. Onofre, şöyle devam etti:

Dünya Ev Tekstili Sektörü HOMETEX’te Buluştu Dünya Ev Tekstili Sektörü HOMETEX’te Buluştu

“Ayakkabı endüstrisi, ekonomik büyümede yenilikçilikte ve istihdamda çok önemli bir rol oynuyor.  Dünya Ayakkabı Kongresi de sektörün geleceğini şekillendirecek bilgi, fikir ve iyi uygulamaların paylaşıldığı bir platform olma özelliği taşıyor. Napoli’de 2019’da düzenlediğimiz son kongreden bu yana dünyada çarpıcı değişiklikler oldu. Dört yıl önce bu değişikliklerin hiçbirini öngöremezdik. Dahası gelecek yine belirsizliklerle dolu. Her şeye rağmen keşfedilecek çok fırsat var. Yeni teknolojik gelişmeler, değişen tüketici beklentileri, sürdürülebilir ürünlere artan talep gibi konular ayakkabı sektörünü yeniden şekillendiriyor. Zorlukların üstesinden gelmek, bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmak ve yenilikçi çözümler bulmak zorundayız. Biz de işte bu nedenle buradayız.”

 

MATTHEW GRIFFIN: HER YIL 22 MİLYAR ÇİFT AYAKKABI ÇÖPE GİDİYOR

Açılış konuşmalarının ardından gelecek bilimci, strateji ve inovasyon uzmanı Matthew Griffin, ayakkabı endüsrisinde tasarım, üretim, teknoloji, yeni iş modelleri ve tüketici beklentileri ile ilgili trendler hakkında bir sunum yaptı.

Yeni dönemin en önemli trendlerinden birinin sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi olacağını vurgulayan Griffin, “Dünyada her yıl üretilen 23 milyar çift ayakkabının 22 milyarı dönüştürülemediği için çöpe gidiyor. Ayakkabı farklı materyallerden oluştuğundan ayrıştırmak çok zor ve maliyetli bir iş. Dolayısıyla daha tasarım ve üretim aşamasından itibaren dönüşümün planlanması gerekiyor” dedi.

Griffin, kişiye özel akıllı ayakkabıların da önümüzdeki yıllarda kullanıcının bir tür sağlık danışmanı rolü oynayacağını kaydetti.

Editör: Erdal ŞAHAN