Türk basın tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979 tarihinde İstanbul’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Bu suikast, Türkiye’yi 12 Eylül 1980 askeri darbesine taşıyan sürecin en kritik dönemeçlerinden biri olarak kabul edilir.
Suikastın Temel Nedenleri ve Amacı
Videoda sunulan analizlere ve tarihi verilere göre Abdi İpekçi suikastının arkasında yatan temel nedenler şunlardır:
-
Toplumsal Kaos ve İstikrarsızlık: İpekçi’nin öldürülmesi, toplumda infial yaratarak halkı kutuplaştırmak ve ülkeyi yönetilemez hale getirmek amacıyla planlanmıştır. Bu tür suikastlar, askeri müdahale (12 Eylül) için gerekli zemini hazırlayan "kaos stratejisinin" bir parçasıdır.
-
Uzlaşmacı Kişiliği: İpekçi, Türkiye’deki sağ-sol çatışmasının zirve yaptığı dönemde sağduyunun sesi olmuş, tarafları diyaloğa davet eden ve demokrasiyi savunan bir duruş sergilemiştir. Onun susturulması, Türkiye’deki uzlaşma zeminine vurulan büyük bir darbedir .
-
Milliyet Gazetesi'nin Sosyal Demokrat Çizgisi: İpekçi, Milliyet gazetesini modern, sosyal demokrat ve laik bir çizgiye oturtmuştur. Bu duruş, dönemin aşırı uç grupları ve statüko savunucuları için bir hedef haline gelmesine neden olmuştur .
Katil Mehmet Ali Ağca ve Derin Bağlantılar
Suikastın tetikçisi olarak yakalanan Mehmet Ali Ağca, olaydan kısa bir süre sonra Maltepe Askeri Cezaevi’nden, dışarıdan (askeri veya istihbari birimlerden) yardım almadan mümkün olmayacak şekilde kaçırılmıştır .
Videodaki önemli iddialar şunlardır:
-
Kontrgerilla ve NATO Bağlantısı: Suikastın sadece bir şahıs eylemi olmadığı, arkasında NATO'ya bağlı illegal bir yapılanma olan "Gladio" veya Türkiye'deki adıyla **"Kontrgerilla"**nın bulunduğu savunulmaktadır .
-
Papa Suikastı ile İlişki: Ağca’nın İpekçi cinayetinden yaklaşık iki yıl sonra Papa II. Ioannes Paulus'a suikast girişiminde bulunması, olayın uluslararası istihbarat ağlarıyla olan karmaşık ilişkisini gözler önüne sermektedir .
Suikastın Sonuçları
Abdi İpekçi cinayeti, Türkiye’de aydınlara yönelik düzenlenen bir dizi terör eyleminin en önemlilerinden biri olmuştur. Bu cinayetle birlikte basın özgürlüğü ağır bir darbe almış, Türkiye siyaseti daha sert bir kutuplaşmaya sürüklenmiş ve nihayetinde 12 Eylül askeri darbesine giden yolun taşları döşenmiştir .





