Erdoğan, ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortaya çıkan ""siyasette yumuşama" gündemine dair, "İktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasında siyasi ittifak olmaz" ifadelerini kullandı.

Siyasette yumuşamanın olabileceğini ifade eden Erdoğan, "Uzlaşma, yumuşama olur ama ittifak olmaz. Biz de zaten böyle bir çaba içerisinde değiliz. Siyasetteki yumuşama, muhataplarımızın ifadesiyle 'normalleşme' çabamız aslında muhalefeti normalleştirme çabasıdır" değerlendirmesinde bulundu.

'Gerilim siyasetini bırakın'

CHP ile yaptıkları görüşmenin akabinde kamuoyuna yansıyan yorumlarla ilgili olarak da konuşan Erdoğan, CHP'ye "gerilim siyasetini bırakması" çağrısında bulundu.

"22 yıl boyunca CHP'den hoşgörü nezaket görmedik bundan dolayı hiçbir şey kaybetmedik. Bugün de siyasi bir kazanç peşinde değiliz. CHP gerilim siyasetini artık bıraksın istiyoruz. Diyaloğa şans tanıma arzumuz Cumhur İttifakı'na yönelik hadsizlikleri kabulleneceğimiz anlamına gelmez. Yumuşak başlıyız ama boynu çekilecek uysal koyun da değiliz."

‘Otoparklar İle BESAŞ’ı Besleyin, Zammı Geri Çekin’ ‘Otoparklar İle BESAŞ’ı Besleyin, Zammı Geri Çekin’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile devam eden ittifakları için "birlik" vurgusu yapan Erdoğan, "Yol arkadaşımız MHP ile omuz omuza yürüyoruz. Cumhur İttifakı sapasağlam ayaktadır, birdir, bütündür ve sarsılmadan ayakta kalacaktır" diye konuştu.

Son dönemde AK Parti-CHP görüşmelerinden kaynaklı olarak Cumhur İttifakı'ndaki MHP ile AK Parti arasındaki ilişkilerde "soğukluk" yaşandığı iddiaları gündeme gelmişti.

Ermenistan'ın Filistin'i tanıma kararı

Son dönemde birçok ülke Filistin'i tanıma kararı alırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak bu kararı alan ülkelerden biri olan Ermenistan'a memnuniyetini dile getirdi.

"Başbakan Sayın Paşinyan'ın liderliğinde Ermenistan'ın da Filistin Devleti'ni tanıma kararından memnuniyet duyuyoruz."

İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden saldırılarını da kınayan Erdoğan, "Filistin'e sahip çıkacağız" diye konuştu.

Erdoğan daha fazla ülkenin Filistin'i tanımasının önemine değindi.

"İsrail'in hukuk tanımazlığına verilecek en etkili cevabın Filistin Devleti'nin tanınması olduğunu vurguladık. Norveç, İrlanda ve Slovenya ile birlikte sergilediği vicdanlı tavrın Avrupa'nın tamamına örnek olmasını temenni ediyoruz. Çok daha fazla sayıda ülkenin Filistin'i tanıması için temaslarımızı sürdüreceğiz."

İsrail'in Lübnan hedefi

İsrail ile Lübnan'daki İran destekli Hizbullah örgütünün arasındaki çatışmalar devam ederken, İsrail'in Lübnan'a operasyon yapabileceği konuşuluyor.

Erdoğan, Lübnan'a yapılabilecek bir operasyon durumuna ilişkin, "İsrail şimdi de gözünü Lübnan'a dikti" diye konuştu.

"Lafa gelince özgürlükten, insan hakları ve adaletten dem vuran devletlerin Netanyahu gibi bir ruh hastasının esiri olmaları son derece vahimdir, zavallılıktır. Netanyahu'nun batının da rızasıyla savaşı bölgeye yayma planları açık söylüyorum, büyük bir felakete yol açacaktır. Türkiye, kardeş Lübnan halkının ve devletinin yanındadır. Bölgedeki diğer ülkeleri de Lübnan’la dayanışma içinde olmaya davet ediyorum."

İsrail ile Gazze Şeridi'ni yöneten Hamas arasındaki çatışmalar, 7 Ekim tarihinde tekrar alevlendi.

İsrail sınırını aşıp baskın yapan Hamas militanları, 7 Ekim'de düzenledikleri saldırıda çoğu sivil olmak üzere yaklaşık 1,200 kişiyi öldürdü ve 250 kadar kişiyi de rehin aldı. Bu rehinelerin yaklaşık yarısı, Kasım ayında bir hafta süren ateşkes sırasında İsrail tarafından tutulan Filistinli mahkumlarla takas edilerek serbest bırakıldı.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Hamas'ın 7 Ekim'deki saldırısından bu yana Gazze'ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı.

Gazze'deki sağlık yetkililerine göre, 7 Ekim'den beri İsrail'in Gazze'de düzenlediği saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 37.100'den fazla Filistinli öldürüldü ve yaklaşık 84.700 kişi de yaralandı.

Harabeye dönüşen Gazze'nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika'nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırımla suçlanıyor.

Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

kaynak treuronews

Editör: Erdal ŞAHAN