"Geleceği Yazanlar Projesi"nin ismi ile müsemma çok anlamlı bir program olduğunu belirten Emine Erdoğan, "Bu platformla kadınlarımıza, genç kızlarımıza, ülkemizin geleceğini yazmayı öğreten Turkcell'in çabalarını takdirle karşılıyorum" dedi.

Emine Erdoğan, şimdiye kadar 10 milyon kullanıcıya ulaşılan proje kapsamında, 30 bin gencin dijital tabanlı, 300 gencin ise sınıf içi eğitimle iş dünyasına hazırlanıyor olmasının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

Kızılay Kadın Gönüllüleri’nden “Candan Bağlıyız” Kampanyasına Destek Kızılay Kadın Gönüllüleri’nden “Candan Bağlıyız” Kampanyasına Destek

Emine Erdoğan, Geleceği Yazan Kadınlar Platformu ile genç kızların çalışma ve eğitim hayatına değerli katkılar sunulurken, bu yıl 7 binden fazla depremzedeye de kişisel ve teknik eğitim desteği sağlandığını ifade etti.

Gençlere, sadece kendi geleceklerinin değil Türkiye'nin geleceğinin de onların elinde olduğunun öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Emine Erdoğan, "Zira bu vatan, tüm alanlarda ve sınırlarda gençliğimize emanet. Bu emanet bilincine sahip gençler yetiştirmek, bu gençleri ve ülkemizi yeni geleceğe hazırlamak birincil vazifelerimizden olmalıdır" diye konuştu.

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM İNSANLIĞA BUGÜNE KADAR SAHİP OLMADIĞI NİCE DEĞERLİ İMKÂNLAR SUNUYOR”

Emine Erdoğan, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan genç kızlar ile kadınların, bu gelecek yazımında rol almasının, Türkiye'nin gelişmesi için harcanan çabanın iki katına çıkarılması anlamına geldiğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu gözle bakıldığında, bir gelecek meselesi olan siber güvenlik alanında kadın çalışanların sayısını artırmak, kadınların sektörde daha fazla varlık göstermelerini sağlamak ve bu alanda farkındalık yaratmak ayrı bir önem kazanacaktır. Şu bir gerçek ki; dijital dönüşüm insanlığa bugüne kadar sahip olmadığı nice değerli imkânlar sunuyor. Bilgiyi mekândan bağımsızlaştırarak, daha kolay erişilebilir olması dolayısıyla fırsat eşitliğine katkı sağlıyor."

Geçmişte ilim tahsilinin aylarca süren yolculuklar ve uzun süren araştırmalar gerektirdiğini aktaran Emine Erdoğan, "Bugün dünyanın bilgisi avuçlarımızın içinde bulunuyor. Kütüphanelere açık erişim, müzelerin dijitale aktarımı, uzaktan eğitim gibi olanaklar, cinsiyet temelli kısıtlamaları ve zihinlere kazınmış bariyerleri aşmayı kolaylaştırıyor. Bununla beraber, dünya üzerinde üretilen bilginin katlanma süresinin giderek kısalması, rekabeti artırırken daha özverili çalışmayı zorunlu kılıyor" diye konuştu.

Emine Erdoğan, tarihin başlangıcından itibaren 1930'lara dek üretilen bilginin, izleyen 30 yılda ikiye katlandığı, 1970'lere gelindiğinde ise bu hızın 7 yıla indiğinin ifade edildiğini belirterek, "Bugün ise sektörlere göre değişmekle birlikte bir yıldan çok daha kısa bir süreden bahsediyoruz. Bilgi üretimi ve teknolojinin yenilenme hızının avantajları kadar elbette dezavantajları da var" dedi.

Herkesin herkes ile komşu olduğu siber uzayda, fırsatlar kadar tehditlerin de sınırsız olduğunun akıldan çıkarılmaması gerektiğini kaydeden Emine Erdoğan, şunları dile getirdi: "Vicdan ve merhamet sahipleri, teknolojiyi insanlığa yararlı olacak şekilde kullanarak hayat kalitemizi yükseltiyor. Madalyonun öteki yüzünde ise dürüstlük ve adaletten nasibi olmayanlar, sanal âlemlerde karanlık ve tehlikeli alanlar oluşturuyor. İster reel, ister siber dünya olsun insanlık olarak kaydettiğimiz ilerlemeler, evrensel vicdani bir duruş ve etik kurallar çerçevesinde istikameti sağlamlaştırılmış bir gelişim olmalıdır. Gelişim ve ilerleme vahşi bir orman gibi değil, geçitleri belli, haritalandırılmış ve emniyeti sağlanmış bir park gibi olmalıdır."

Emine Erdoğan, bu parkta, tüm vatandaşların her türlü güvenliğinden emin olarak ilerlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Gerçek dünyadaki suçlar ve hak ihlalleri için yaptığımız gibi sanal âlem için de altyapı kurmak, teknoloji okuryazarı olmak ve tehdit edici unsurlara karşı her türlü savunmayı güçlendirmek için çalışmalıyız. Dolayısıyla, eğitimini aldığınız program kişisel verilerin korunmasından toplumsal değerlere, aileye, çocuklarımıza kadar aslında yaşamın her alanını kapsıyor" ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, gün geçtikçe önem kazanan bu sektörün kadınlar için de çok büyük bir potansiyel barındırdığına dikkati çekti.

“HER ALANDA KADINLARIMIZIN EMEĞİ ARTTIKÇA TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN KURDUĞUMUZ HAYALLER GERÇEĞE DAHA DA YAKLAŞACAK”

İlk büyük ölçekli bilgisayarı bir kadının geliştirdiğini, ilk gizli kodlama sistemini yine bir kadının yazdığını hatırlatan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sizler de siber güvenliğin 'süper kadınları' olarak bugün ve gelecekteki hemcinslerinize rol model teşkil ediyorsunuz. Genç kızlarımızın ve kadınlarımızın, ellerine emanet edilen geleceğimizi bir nakış gibi ince ince işleyerek, gelecek nesillere bırakacağına hiç şüphem yok. Zihinlerdeki prangalar kırıldıkça, kadın dirayeti ve zarafeti her alana taşındıkça, bilgi teknolojilerinde çığır açan bir ülke olmaya daha da yakınlaşacağız. Kadın eli değen dijital dönüşümün daha vicdanlı bir gelecek vadettiğine ve sanal âlemin sayenizde herkes için daha güvenli olacağına yürekten inanıyorum."

Emine Erdoğan, gençlere hitaben şunları söyledi: "Unutmayın ki teknoloji alanında kaydettiğimiz her türlü gelişim varmak istediğimiz menzil değil bizi esas sonuca götürecek birer araçtır. Teknoloji ile kurduğunuz ilişkide âdeta bir pergel misali vicdanınızı sizi üstün kılan erdemlere ve değerlere sabitleyip, zihninizi uçsuz bucaksız keşifler yolculuğuna çıkarmalısınız. Sadece askerî ve ticari alanda sınırlı kalmayan bu reelden sibere göç hareketinde, insanlığın kültürel ve sosyal mirasına da sahip çıkacak bir bakış açısı geliştirmelisiniz."

Gençlere, başarıya giden yolda sanal dünyanın esiri olmadan tüm insanlar için özgürlüğün kapılarını aralamaları temennisinde bulunan Emine Erdoğan, şöyle devam etti: "Dilerim ki yaptığınız iş ne kadar değerli olursa olsun teknoloji gerçeklikle, çevrenizle, doğayla ilişkinizi koparmasın. Sizlerin insana rağmen değil insan için geliştireceğiniz yazılımlar ile çağın sınamalarının karşısında daha güçlü ve dirayetli duracağınıza şüphem yok. Genç kızlarımız güçlendikçe yakın çevrelerinden başlayarak ülkelerinde, bölgelerinde ve tüm dünyada diğer kadınların da güçlenmesine vesile olacaklar. Savunma sanayii, enerji, finans, sağlık, eğitim gibi her alanda kadınlarımızın emeği arttıkça Türkiye Yüzyılı için kurduğumuz hayaller gerçeğe daha da yaklaşacak."

Programda ödül alan herkesi tebrik eden Emine Erdoğan, kadınlara sunduğu özel fırsatların yanı sıra, bilgi güvenliği noktasında millî bir bilinç geliştirilmesinde ortaya koyduğu anlamlı çalışmalar dolayısıyla Turkcell ailesini de kutladı.

Emine Erdoğan, "Geleceğimize umutla ve güvenle bakabilmemizi sağlayan, bu oluşumların daha da güçlenerek yaygınlaşmasını tüm kalbimle diliyorum" dedi.

Geçen hafta terörle mücadele operasyonunda şehit edilen Mehmetçiklere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara da acil şifalar dileyen Emine Erdoğan, "Vatanımızı canı pahasına müdafaa eden tüm kahraman askerlerimizi minnetle yâd ediyorum. Ülkemizin istikbali için, dünyada barış ve huzurun tesisi için, bugünden hayal kuran ve harekete geçen tüm gençlerimize yolunuz, bahtınız açık olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, konuşmasının ardından, Siber Güvenliğin Süper Kadınları Eğitim Programının birincisi Esra Demir, Geleceği Yazan Kadınlar Test Uzmanlığı Eğitim Programı birincisi Hacer Taşçı ile Gönül Bağı Eğitim Programı birincisi Görkem Arslanboğan'a ödüllerini takdim etti.

Emine Erdoğan, programdan sonra Siber Güvenlik El Kitabı yazarları Meryem Arpacı ve Merve Acar’dan kitap içeriği ile ilgili bilgiler alırken, Turkcell verilen eğitimler ve geliştirilen uygulamalara dair Adem Atici, Şule Nur Dönmez ve Gözde Ceren Yıldız’ın dijital ekran önünde sunumlarını dinledi.

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı ev sahipliğinde düzenlenen programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı.

Editör: Erdal ŞAHAN