18 Şubat 2026 sabahı saat 06.00 sularında Türkiye ve Yunanistan'daki binlerce akıllı telefon kullanıcısı, yüksek sesli bir deprem alarmıyla uyandı. Popüler deprem takip uygulamaları (Deprem Ağı vb.) üzerinden gönderilen "İsrail merkezli 7.0 büyüklüğünde deprem" uyarısı kısa süreli büyük bir paniğe yol açtı. Ancak resmi sismoloji merkezlerinden gelen veriler, durumun sanılandan çok farklı olduğunu ortaya koydu.
Resmi Kaynaklar: "Kayıtlı Bir Deprem Yok"
Bildirimin ardından gözlerin çevrildiği uluslararası ve yerel sismoloji merkezleri, bölgede herhangi bir sismik hareketlilik yaşanmadığını teyit etti.
-
AFAD ve Kandilli Rasathanesi: İsrail veya Akdeniz merkezli 7.0 büyüklüğünde bir depremin kaydedilmediğini açıkladı.
-
USGS ve EMSC: Küresel deprem izleme ağlarında söz konusu saatte böyle bir sarsıntı yer almadı.
-
İsrail Jeolojik Araştırma Kurumu: Ülke sınırları içerisinde herhangi bir yıkıcı deprem meydana gelmediğini duyurdu.
Bildirim Neden Geldi? "Siber Saldırı" ve "Sahte Veri" İddiası
Milyonlarca kişiyi ayağa kaldıran yanlış alarmın nedeni hakkında teknik incelemeler başlatıldı. İlk bulgular ve siber güvenlik uzmanlarının değerlendirmeleri şu noktalar üzerinde yoğunlaşıyor:
-
Manipüle Edilmiş Veriler: Uygulama geliştiricilerinden yapılan ilk açıklamalara göre; kötü niyetli kişiler tarafından sisteme "simüle edilmiş akıllı telefonlar" üzerinden sahte sismik veriler gönderildi. Uygulama algoritması bu yoğun sahte veriyi gerçek bir deprem gibi algılayarak otomatik uyarı yayınladı.
-
Siber Müdahale (Hack): Uygulamanın sunucu altyapısına sızılmış olabileceği veya bir veri sağlayıcısının manipüle edildiği iddiaları siber güvenlik çevrelerinde tartışılmaya devam ediyor.
-
Koordinat Hatası: Bazı uzmanlar, bölgesel bir testin veya teknik arızanın yanlışlıkla geniş bir coğrafi kapsama alanına (Türkiye ve Yunanistan dahil) iletilmiş olabileceğini belirtiyor.
Sosyal Medyada Tepki Yağdı
Özellikle İstanbul ve Ege bölgesindeki kullanıcılar, bildirimi aldıklarında "İsrail" ibaresini görene kadar depremin kendi bölgelerinde olduğunu sanarak sokağa fırladı. Sosyal medya platformlarında paylaşılan binlerce gönderide, bu tür hayati uygulamaların güvenlik açıklarına ve yarattığı anksiyeteye sert tepki gösterildi.
Önemli Hatırlatma: Uzmanlar, bu tür durumlarda panik yapmadan önce resmi kurumların (AFAD, Kandilli) onaylı kanallarını kontrol etmenin önemini vurguluyor.





