Osmanlı Devleti’nde mutlakiyetten meşrutiyete geçişin belgesi olan Kanuni Esasi, Türk anayasal tarihinin başlangıcıdır. 19. yüzyılda yükselen özgürlük akımlarının ve devletin modernleşme çabalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
Kanuni Esasi Ne Zaman ve Kim Tarafından İlan Edildi?
Kanuni Esasi, 23 Aralık 1876 tarihinde ilan edilmiştir.
-
Dönemin Padişahı: II. Abdülhamid
-
Hazırlayan Heyetin Başkanı: Mithat Paşa
-
İlan Edilme Süreci: "Genç Osmanlılar" (Jön Türkler) grubunun baskıları ve Balkanlar'daki karışıklıkları görüşmek üzere toplanan Tersane Konferansı sırasında ilan edilmiştir.
Kanuni Esasi’nin Temel Özellikleri
Bu anayasa ile Osmanlı Devleti'nde "I. Meşrutiyet" dönemi başlamış ve yönetim biçimi köklü bir değişikliğe uğramıştır. İşte öne çıkan bazı özellikler:
-
İlk Anayasa: Türk tarihinin ilk yazılı anayasasıdır.
-
İkili Meclis Yapısı: Yasama görevi "Meclis-i Umumi"ye verilmiştir. Bu meclis, üyeleri padişah tarafından seçilen Heyet-i Ayan ve halk tarafından seçilen Heyet-i Mebusan'dan oluşur.
-
Merkeziyetçi Yapı: Devletin dini İslam, dili ise Türkçedir.
Kanuni Esasi’nin En Önemli Maddeleri
Kanuni Esasi, her ne kadar halka seçme seçilme hakkı tanısa da son sözü her zaman padişaha bırakan bir yapıya sahipti:
-
Saltanat Makamı: Padişahlık ve halifelik makamı kutsaldır ve Hanedan-ı Âl-i Osman'ın en büyük erkek evladına aittir.
-
Yürütme Yetkisi: Hükümet (Heyet-i Vükela) padişaha karşı sorumludur.
-
Fesih Yetkisi: Padişah, gerekli gördüğü durumlarda Meclis-i Mebusan’ı kapatma yetkisine sahiptir.
-
Sürgün Yetkisi: Padişah, devlet güvenliğini bozan kişileri polis soruşturmasıyla sürgün edebilir (113. madde).
Kanuni Esasi’nin Tarihsel Önemi
Kanuni Esasi ile birlikte Osmanlı tebaası (halkı), ilk kez yönetimde söz sahibi olma ve seçme hakkını elde etmiştir. Bu anayasa, 1878'de II. Abdülhamid tarafından askıya alınsa da 1908'de (II. Meşrutiyet) tekrar yürürlüğe girmiş ve 1921 Anayasası kabul edilene kadar resmiyetini korumuştur.
[Image: Osmanlı Meclis-i Mebusan binası veya Kanuni Esasi metni]





