Açıklamada ayrıca, ülkemizde üretilen maden sularının Sağlık Bakanlığı'nın denetim ve kontrolünde olduğu ve insan sağlığı için herhangi bir tehlike arz etmediği vurgulandı. Gıdada bilgi kirliliğinin önlenmesi için halkın bilimsel alt yapısı olmayan kişilerden gelen bilgilere itibar etmemesi ve doğru bilginin yetkili kurumlardan alınması gerektiği de hatırlatıldı.

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin basın açıklamasında şu şekilde oldu: 

Bursa Şoförler Odası Başkanı Ahmet Çakır, Taksicinin bıçaklanarak Gasp edilmesini Kınadı Bursa Şoförler Odası Başkanı Ahmet Çakır, Taksicinin bıçaklanarak Gasp edilmesini Kınadı

Birkaç gündür kamuoyu gündemini meşgul eden ülkemizden ihraç edilen ve İsviçre Resmi Gıda Otoritesi tarafından, ilgili ülke yasal mevzuat sınırı üzerinde bor minerali tespiti sonrasında piyasadan toplatılan ‘Maden Suyu’ konusu ile ilgili Yönetim Kurulumuzca kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmeyi istemekteyiz.

Öncelikle her ülkede insani tüketime yönelik gıda, su ve içeceklerde bulunacak içerikler ile ilgili mevzuat sınırları farklı olabilmektedir. İsviçre, bor minerali bulunması ile ilgili üst limiti 1 mg/L olarak belirlemiş ve toplatma kararı aldığı ürünlerde bu değerin 2 mg/L olduğunu açıklamıştır. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) , yetişkin bir insanın günlük 20 mg /L bor alımını güvenli bulmakta ve bor mineralinin başta kemik sağlığı olmak üzere faydaları olduğunu pek çok bilimsel yayın ortaya koymaktadır. Burada konunun ilgili tarafı ihracat yapan firma ve ürünü alan ülke olup, firmalar ihracat yapacağı ülkenin mevzuatına uygun ürün gönderimi yapmak konusunda sorumludur ve ihlal durumunda ortaya çıkan ticari yükümlülükleri yerine getirmek durumundadır.

Ülkemizdeki duruma bakıldığından ise bor madenlerinden zengin olduğumuz ve bölgesel olarak çıkarılan maden sularında farklılık göstermekle birlikte, bor madeni bulunduğu bilinmektedir. Fakat en üst sınırda mineral bulunduran Maden Sularının bile günlük 2 L tüketiminde ancak güvenli sınırın üstünde alım ve sağlığı tehdit edici unsurlar ortaya çıkarabileceğini veriler ortaya koymaktadır. Maden suyu üreten işletmeler Sağlık Bakanlığı’nın denetim ve kontrol faaliyetlerine tabidir ve tüm işletmelerden belirli periyotlar ile numuneler alınarak analizleri yapılmaktadır. Burada Sağlık Bakanlığı’nın konunun muhatabı firmanın analiz ve denetim raporlarını kamuoyu ile paylaşması son derece yerinde bir yaklaşım olacaktır.

Son olarak kamuoyu vicdanı rahat olmalı, mevcut durumun insan sağlığını tehdit edecek unsur olmadığı bilinmelidir. Gıdada bilgi kirliliği ile mücadele ancak tüm halkımızın desteği ile olacaktır ve bilimsel alt yapısı olmayan kişilerden alınan bilgilere itibar edilmemeli ve sağduyulu olunarak doğru bilgi doğru yerden alınmalıdır.

Editör: Erdal ŞAHAN