Eylemde, eğitim çalışanlarının öğrenci-veli şiddetine maruz kalma, liyakatsiz yönetici atamaları, tayin ve nakil ile ilgili özlük hakları, ekonomik çaresizlik, adaletsiz uygulamalar, mesleki imaj zedelenmesi, kariyer sınavı,
gibi acil çözüm bekleyen önemli sorunları varken, kamuoyunun önlük gibi suni bir tartışma ile meşgul edilmesini doğru bulmadııkları dile getirildi. Basın açıklamasından sonra “Bursa Milletvekillerine ” hitaben PTT veznelerinden taahhütlü bir mektuplarını belirten Türk Eğitim Sendikası üyeler amaçlarının tüm öğretmenlerin özlük haklarının korunması olarak belirtti.

Basın açıklamasına Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi İbrahim Bulut, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı şube başkanları ile Türk Eğitim Sendikası üyeleri katıldı. Açıklamayı Türk Eğitim Sendikası Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Fatih Gümüş ile 3 Nolu Şube Başkanı Ömer Işıkoğlu yaptı.

Açıklamada;

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gün olan 24 Kasım’ı büyük bir övünçle kutluyoruz

Ne mutlu bize ki ilim ve irfan yuvalarında, akıl ve bilimin yol göstericiliğinde, Atatürk’ün öğretileriyle genç nesilleri yetiştiriyoruz.

Bilindiği gibi kalkınma ve gelişme hamleleri bilgisi, birikimi, tecrübesi, engin öngörüsüyle medeniyetimizi aydınlatan münevver öğretmenlerimiz sayesinde gerçekleşebilir.

Tabi bizler sadece öğretmen değil, aynı zamanda çocuklarımızı hayata hazırlayan, geleceğe taşıyan, onların kendi yolunu çizmesinde öncü rol üstlenen kahramanlarız

Her birimiz kutlu bir görev ifa ediyoruz. Mukaddes değerlerle bezenmiş bir mesleğin neferleri olmakla gurur duyuyoruz

Her 24 Kasım’da göğsümüz kabarır, heyecanlanırız.

Ancak bir tarafımızda buruktur

Çünkü, öğretmenlerin başta sorumluluk mevkiinde bulunanlar olmak üzere toplumda hak ettiği itibarı görmediğini düşünüyor, toplumdaki saygınlıklarının artırılması noktasında yeterli çabanın gösterilmediğine şahit oluyoruz.

Cumhuriyetimizin 100. yılımı idrak ederken, öğretmenlerin rol ve sorumluluklarına ilişkin beklentiler artmakta, buna karşın öğretmenlerin yıldan yıla büyüyen sorunlarına çare yeterince üretilememektedir. Eğitim sürecinin başat öğesi öğretmenlerimizin en büyük sorunlarından birisi ekonomik durumlarının yetersizliğidir. Bugün sadece asgari ücretliler, dar ve sabit gelirliler değil, kamu çalışanları da ekonomik daralmışlıktan nasibini almıştır. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 13 bin 334 TL, yoksulluk sınırı 43 bin 433 TL’ye ulaşmıştır. Yilsonu itibarıyla maaşlardaki erimenin yüzde 30-35 aralığında olması beklenmektedir. Buna karşın ülkemizde 9/1 derecedeki bir öğretmen aylık 22 bin 852 TL, 5/3 derecedeki bir öğretmen aylık 24 bin 319 TL, 1/4 derecedeki bir öğretmen aylık 25 bin 112 TL

TDK, İş İnsanı Fuat Alpaslan'ı Konuk Etti TDK, İş İnsanı Fuat Alpaslan'ı Konuk Etti

ücret almaktadır. Öğretmenler maaşları ile ancak iki Cumhuriyet Altını alabilmektedir. İşte tüm bu rakamlar eğitim çalışanlarının ekonomik çaresizlik içinde olduğunu göstermektedir.

Bilindiği gibi, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde öğretmenlerimize Milli Eğitim Bakanlığ tarafından “beyaz önlük” hediye edileceği kamuoyuna açıklandı. Biz ise, eğitim çalışanlarının “öğrenci- veli şiddetine maruz kalma”, “liyakatsiz yönetici atamaları”, “tayin ve nakil başta olmak üzere özlük hakları”, “ekonomik çaresizlik”, “adaletsiz uygulamalar”, “mesleki imaj zedelenmesi”, “kariyer sınavı” gibi acil çözüm bekleyen önemli sorunları varken, kamuoyunun önlük gibi suni bir tartışma ile meşgul edilmesini doğru bulmadığımızı dile getirerek bir öneride bulunmuştuk.

 “24 KASIM’DA ÖNLÜK DEĞİL, İKRAMİYE İSTİYORUZ.”

Bu kapsamda sendikamız, öğretmenlerin ekonomik durumlarının iyileştirilmesine yönelik düzenlemelere gidilmesinin ilk adımı olarak her 24 Kasım tarihinde öğretmenleri motive etmek ve ekonomik bakımdan desteklemek adına bir maaş ikramiye verilmesini içeren Kanun Teklifi hazırladı

Milletvekillerine gönderdiğimiz mektubumuzda ekonomik sorunlarına bir nebze de olsa sembolik katkı sağlayacak olan bu Kanun Teklifine sahip çıkmalarını ve destek vermelerini bekliyoruz. Geleceğimizi yetiştiren eğitimcilerimizi mutlu, huzurlu ve motivasyonu yüksek kılmak

devletimizin ve toplumumuzun en asli sorumluluklarındandır.” ifadeleri kullanıldı.

Editör: Erdal ŞAHAN