Yılmaz Erdoğan’ın yazıp yönettiği ve başrollerini Demet Akbağ, Altan Erkekli ve Cem Yılmaz gibi dev isimlerle paylaştığı Vizontele, her izlendiğinde aynı duyguyu yaşatıyor. Peki, hikayesi Van'da geçen Vizontele filmi gerçekte nerede çekildi? İşte filmin ikonik sahnelerinin geçtiği o mekanlar...
2001 yılında vizyona giren ve Türk sinemasında bir dönüm noktası olan Vizontele, televizyonun bir kasabaya gelişini trajikomik bir dille anlatıyor. Hikayesi 1974 yılında geçen film, samimi atmosferi ve büyüleyici doğasıyla izleyenleri kendine hayran bırakıyor. Ancak pek çok izleyici, filmin çekildiği yer konusunda şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıyor.

Vizontele Van’da mı Çekildi?
Filmin hikayesi, Yılmaz Erdoğan’ın çocukluk yıllarını geçirdiği Van’ın Gevaş ilçesinde geçmektedir. Filmdeki olay örgüsü ve karakterlerin şivesi tamamen bu bölgeyi yansıtsa da, çekimlerin tamamı Van'da gerçekleştirilmemiştir.
Çekimlerin Ana Merkezi: Hakkari ve Van Sınırı
Vizontele filminin büyük bir bölümü, Van’ın Gevaş ilçesinde kurulan devasa bir platoda çekilmiştir. Ancak doğa çekimleri ve bazı ikonik sahneler için Van ile Hakkari arasındaki büyüleyici coğrafyadan faydalanılmıştır.
-
Set İnşası: Film için Gevaş'ta o dönemin ruhunu yansıtan yapılar aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş ve çekimler sonrasında bu mekanların bir kısmı bölge turizmine de katkı sağlamıştır.

-
Artos Dağı: Filmin arka planında sık sık gördüğümüz o görkemli dağ, meşhur Artos Dağı'dır.
Vizontele Tuuba Nerede Çekildi?
Serinin devam filmi olan Vizontele Tuuba için de yine benzer lokasyonlar kullanılmıştır. Ancak bu kez çekimlerin bir kısmı Isparta ve çevresindeki bazı platolara da kaydırılmıştır. Yine de serinin kalbi olan Gevaş sahneleri, izleyicinin belleğinde yer eden ana mekan olmayı sürdürmüştür.
Filmin Hikayesi Hakkında Kısa Bilgi
Vizontele, televizyonun henüz bir "canavar" olarak görüldüğü, insanların dış dünya ile bağının çok kısıtlı olduğu bir dönemde, bir belediye başkanının ve kasaba delisi **"Deli Emin"**in (Yılmaz Erdoğan) televizyonu çalıştırma çabalarını konu alır. "Zeki Müren de bizi görecek mi?" repliğiyle hafızalara kazınan yapım, Türk sinema tarihinin en yüksek gişeli filmlerinden biri olmuştur.





