3 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararları, ekonomi dünyasında geniş yankı uyandırdı. Karara göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılığı görevlerine Fatma Özkul ile birlikte Gazi İshak Kara atandı. Bu gelişmenin ardından vatandaşlar ve ekonomi takipçileri, "Gazi İshak Kara kimdir, eğitimi nedir ve hangi görevlerde bulundu?" sorularına yanıt aramaya başladı. İşte Gazi İshak Kara’nın başarılarla dolu biyografisi.
Gazi İshak Kara’nın Akademik Kariyeri ve Eğitimi
Gazi İshak Kara, ekonomi ve finans alanındaki köklü eğitimiyle dikkat çeken bir isimdir. Akademik yolculuğu Türkiye’nin ve dünyanın en saygın üniversitelerinde şekillenmiştir:
-
Lisans: 2004 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.
-
Yüksek Lisans: Lisans eğitiminin ardından Boğaziçi Üniversitesi’ne kabul edilen Kara, 2008 yılında İktisat alanında yüksek lisans derecesini başarıyla aldı.
-
Doktora (PhD): Akademik kariyerini uluslararası boyuta taşıyarak Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. 2013 yılında Kuzey Karolina Üniversitesi’nde (University of North Carolina at Chapel Hill) İktisat üzerine doktora eğitimini tamamladı.
Kariyeri ve Merkez Bankası’ndaki Görevleri
Gazi İshak Kara, TCMB Başkan Yardımcılığı görevine getirilmeden önce banka bünyesinde stratejik öneme sahip birimlerde görev almıştır. Özellikle Para Politikası Kurulu (PPK) üyeliği döneminde, faiz kararları ve finansal istikrar politikalarının oluşturulmasında aktif rol üstlenmiştir.
Uluslararası iktisat ve finansal piyasalar konusundaki derin bilgisiyle tanınan Kara, Merkez Bankası’nın piyasa operasyonları ve likidite yönetimi süreçlerinde tecrübesiyle öne çıkmaktadır. ABD’deki doktora eğitimi sırasında makroekonomi ve finansal sistemler üzerine yaptığı çalışmalar, onun bugünkü ekonomi yönetimindeki vizyonunun temelini oluşturmuştur.
Yeni Dönemde Gazi İshak Kara
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanan Gazi İshak Kara'nın, özellikle finansal teknolojiler, piyasa izleme ve makro ihtiyati tedbirler konusunda Merkez Bankası’nın yeni dönem stratejilerine önemli katkılar sunması bekleniyor. Kurumsal hafızanın korunması ve liyakat odaklı yönetim anlayışının bir parçası olarak görülen bu atama, piyasalar tarafından da yakından takip ediliyor.




