İslam dininde cenaze namazı, Müslüman bir kardeşin ardından yapılan son vazife ve bir dua niteliğindedir. Cenaze namazının sonunda imamın cemaate yönelttiği "Bu merhumu/merhumeyi nasıl bilirsiniz? Mümin ve muvahhid olduğuna şahitlik eder misiniz?" sorusu, vefat eden kişinin ahiret yolculuğu öncesi dünyadaki Müslüman kardeşlerinden aldığı bir "hüsn-ü şehadet" (güzel şahitlik) hükmündedir. Peki, hayatını bilmediğimiz veya tanımadığımız bir cenaze için bu soruya nasıl cevap vermeliyiz?

İşte İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda "iyi biliriz" demenin ölçüleri...

İslam’da "Beraet-i Zimmet" Asıldır

İslam hukukunda genel bir kaide vardır: "Beraet-i zimmet asıldır." Yani aksi ispat edilmedikçe herkesin suçsuz ve günahsız kabul edilmesi esastır. Kelime-i Şehadet getirip Müslüman olduğunu beyan eden, musallaya getirilen ve namaz kılmak için cami avlusunda saf tutan her kişi, mümin kabul edilir. Eğer bir kimsenin alenen büyük bir günah işlediğine, dinden çıktığına veya inanç esaslarını inkar ettiğine dair kesin bir bilgimiz yoksa, o kişiye "iyi" nazarıyla bakmak gerekir.

Tanımadığımız Bir Kişi İçin "İyi Biliriz" Demek Doğru mudur?

Cami önündeki musallaya getirilmiş ancak şahsen tanımadığımız bir kişi için "iyi biliriz" demek yalan şahitlik sınıfına girmez. Bunun temel nedenleri şunlardır:

  • Müslüman Profili: Bir Müslüman; ibadetlerini yapan, haramdan kaçınan ve İslam’ın emirlerine uyan kişidir. Yaşantısını bilmediğimiz birinin bu vasıfları taşıdığını kabul etmek, Müslüman’a karşı beslenmesi gereken hüsn-ü zannın bir gereğidir.

  • Görünür Şahitlik: Kişinin cenazesinin camiye getirilmiş olması, onun Müslüman olarak öldüğüne dair en büyük karinedir. Bu nedenle "iyi biliriz" diyerek Müslüman olduğuna şahitlik etmek dinen uygundur.

Kimler İçin "İyi Biliriz" Denilmez?

İslam'da hatır için yalan söylenmez. Eğer vefat eden kişinin şu hallerinden birine sahip olduğunu kesin olarak biliyorsak ve bu halinden tövbe ettiğine dair bir bilgiye sahip değilsek, şahitlik yaparken dikkatli olunmalıdır:

  1. Sünnet-i Nebeviyye’yi İnkar Edenler: Hz. Peygamber’in (s.a.v.) dindeki hüküm koyma yetkisini reddedenler.

  2. Farzları İnkar Edenler: Kur'an ile sabit farzları yok sayan veya harama "helal" diyenler.

    Troya Antik Kenti Nerededir? Mitolojinin ve Tarihin Buluşma Noktası
    Troya Antik Kenti Nerededir? Mitolojinin ve Tarihin Buluşma Noktası
    İçeriği Görüntüle
  3. İnanç Esaslarını Reddedenler: Kaderi, kabir hayatını, şefaati veya Miracı kesin delillere rağmen inkar edenler.

Bu gibi durumlarda, yalan şahitlik yaparak günaha girmemek adına sessiz kalmak ve susmak en doğru yaklaşımdır.

Arkamızda Güzel Şahitler Bırakmak

Cenaze namazında cemaatin topluca yaptığı şehadet, Allah katında bir şefaatçi hükmündedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir cenaze geçtiğinde cemaatin onu hayırla anması üzerine "Vacip oldu (Cennet ona vacip oldu)" buyurmuştur. Bu nedenle hayatımızı yaşarken arkamızda "iyi biliriz" diyebilecek samimi Müslümanlar bırakmak her müminin gayesi olmalıdır.

Allah (c.c.), bizlere dosdoğru inanıp yaşamayı ve ardımızdan samimiyetle "iyi biliriz" diyecek bir topluluğun şehadetiyle huzuruna varmayı nasip eylesin.