Dünya sinemasının ve dövüş sanatlarının en ikonik ismi olan Bruce Lee, kariyerinin zirvesindeyken, sadece 32 yaşında hayata gözlerini yumdu. 20 Temmuz 1973 tarihinde gelen bu ani ölüm, sinema dünyasını yasa boğarken, aradan geçen on yıllara rağmen "Bruce Lee nasıl öldü?" sorusu hala popülerliğini koruyor. İşte efsane ismin trajik vedasının ardındaki detaylar.
Resmi Ölüm Nedeni: Beyin Ödemi
Bruce Lee'nin resmi ölüm raporuna göre sanatçı, beyin ödemi (beyin şişmesi) sonucu hayatını kaybetti. Olay günü şiddetli bir baş ağrısı çeken Lee, arkadaşı Betty Ting Pei’nin verdiği ve "Equagesic" adını taşıyan, içinde aspirin ve meprobamat bulunan bir ağrı kesiciyi içti. Uzmanlar, Lee'nin bu ilacın içindeki bileşenlere karşı aşırı duyarlılık (alerjik reaksiyon) gösterdiğini ve bunun da beyinde aşırı sıvı toplanmasına yol açtığını saptadı.
Ölümündeki Zamanlama ve "Ejder Kalesi" (Enter the Dragon)
Bruce Lee’nin vefatı, başyapıtı kabul edilen Enter the Dragon (Ejder Kalesi) filminin Hong Kong’daki galasından sadece altı gün önce gerçekleşti. Bu zamanlama, hayranları ve medya arasında ölümün doğal yollarla olup olmadığına dair derin şüpheler uyandırdı. Lee, film festivallerinde Asyalıların temsiliyetini kökten değiştiren bir kahramandı ve ölümü bu kültürel devrimin tam ortasında gerçekleşti.

Komplo Teorileri: Suikast mı, Lanet mi?
Resmi açıklamalara rağmen, Bruce Lee'nin ölümü hakkında yıllarca pek çok teori üretildi:
-
Triad Suikastı: Hong Kong mafyası (Triadlar) tarafından zehirlendiği iddia edildi.
-
Dövüş Sanatları Laneti: Bazı gizli tekniklerin (Dim Mak - Ölüm Dokunuşu) rakip ustalar tarafından üzerinde uygulandığı öne sürüldü.
-
Aşırı Su Tüketimi (Hiponatremi): Son yıllarda yapılan bazı tıbbi araştırmalar, Lee’nin böbreklerinin fazla suyu atamadığı için ölmüş olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.
Bruce Lee’nin Mirası
Lee, sadece bir dövüşçü değil, aynı zamanda felsefeci ve Amerikan sinemasında Asyalı kimliğini yeniden inşa eden bir öncüydü. The Big Boss (1971) ve Fist of Fury (1972) gibi filmleriyle dövüş sanatları sinemasını küresel bir fenomene dönüştürdü. Bugün dünyanın en prestijli film festivallerinde (Cannes, Venedik, Toronto) hala Bruce Lee’nin teknikleri ve sinema dili bir referans noktası olarak kabul ediliyor.





