Otomobilden minibüse, otobüsten helikoptere kadar bir çok alanda faaliyet gösteren yerli bir işletme olan Erbakan Malkoç gençlere; “Ardahan’da Göl ilçesinde doğan 11 nüfuslu bir ailenin ferdiyim, okulu bitirdiğimde anne ve babası vefat ettiğinden dolayı İstanbul’a göç eden,  10-11 yaşlarında tamirhane çıraklığında hayata başlayan bir Anadolu çocuğum. Ben yetim ve öksüz büyüdüm. Sanayi sitesinde eli yüzü yağ kir pas içinde, elleri çatlaklardan yarık yarık halde. Her gün ustalarından 3-5 öğün dayak yiyen bir çocuk. O çocuğun günü geldiğinde, otomobil dönüşüm noktasında dünyaya yön veren bir dünya markasına  sahip konumuna gelmesini bir düşünüp hayal edin.” dedi.

Granfondo Bursa Bisiklet Yarışı tanıtım Lansmanı Yapıldı Granfondo Bursa Bisiklet Yarışı tanıtım Lansmanı Yapıldı

“Çok İstedim Belki de Başarımın Anahtarı Buydu!”

Erbakan Malkoç; “Bunun asla göz ardı edemeyeceğim  iki tane önemli noktası vardır; aslında bunlar sadece benim için değil, başarıyı isteyen herkes için bunun ilki, “istemek”  ikicisi çok “çalışmak”tır. Bunun biri eksik olursa, hedefe ulaşmak güçleşir ya olanaksızlaşır. Benim hayatımda bu iki kural çok sabit ve değişmezdir. Ben bir şeyi gerçekten istiyorsam, onun için gerçekçi bir mücadele veririm.  Ben iş hayatına başladığımdan beri bu düşüncemi hiç değiştirmedim. İstedim ve mücadelemi verdim. O iki kural beni buralara getirdi. Ayrıca isteyip mücadele etmezseniz hedefinize ulaşamayacağınız gibi, ne için mücadele ettiğinizi bilmezseniz yine de ulaşamazsınız. Bir şey daha ekleyeyim; hayal kurma yeteneğimin üst seviyede olduğuna inanıyorum. Ama  hayal derken popülist anlamda bir hayal olmadığından emin olun. Hayal etmenin bile ne demek olduğunu günümüzde insanlar bilmiyor.  Hayal ne demek? Hayal beşli saç ayağı olan bir olgudur. Nedir bunlar? Hayal, hedef, yola çıkma, kimseye takılmama ve çok çalışma. Yani bu beşli kuralı çok iyi uygulamak lazım. Eğer ilk ikinin üstüne bu hayal yeteneğini eklerseniz her şeyi elde edebilirsiniz.”

“Teknolojiyi Her Dakika Takip Ettim.”

Erbakan Malkoç; “Bizim sektöre bakacak olursanız; Dizayn Vip’in üc ana özelliği vardır ve hiçbir zaman bunu kimsenin unutmaması lazım. Bizim yola çıkarken şöyle bir sloganımız vardı; üçlü saç ayağı yapacağız ve bunların ayakları bu şekilde olacak;

1- Zamandan ve mekandan bağımsız olarak tasarımlar yapmak,yıllar önce tasarladığımız ürünü insanlar bugün bile baktıklarında sanki yeni tasarlanmış gibi görecekler. Herhangi bir mekana benzerliği olmayacak ve daha önce  hiç bir otomobilin tasarımıyla özdeşleşmeyecek.

2- Zamandan ve mekandan bağımsız olarak üretirken el yapımı işçilik olacak, aynı zamanda dünyanın en kaliteli işçiliği olacak.

3- Dünyanın en son teknolojisi ile donatılacak.

Bu üç ana özellik bizi dünyada diğerlerinden farklı kılıyor.  Çünkü biz tasarımlarımızı hiçbirine benzetmeyiz.  Biz işçiliğimizi sıradan ve standart olan işlerle de özdeşleştirmeyiz. Biz teknolojiyi dünyada en iyi kullanan şirketiz ki ABD’den bize dünyada teknolojiyi en iyi kullanan şirket ünvanı verildi. 2014’te ABD’nin en prestijli organizasyonu IMA IMPACT Teknoloji Zirvesi’nde “Dünya’da Otomobil Tasarımında Teknolojiyi En İyi Kullanan Firma” ödülünün de sahibi olmuştur. Teknolojiyi kullandığınız zaman otomobile diyorsunuz ki, bizde bir sistem var “hi dizzy” diye. Otomobile “hi dizzy, how are you” diyorum, arabama o ismi taktım  ve o bana “hi my boss, i am fine”  diye senin araban sana cevap veriyor. Bu teknolojiyi bu alanda hayata geçiren benim. Cep telefonu ile tasarım ve teknoloji, araçlara sesli komut, araçlarla duygusal bağ kurarak ile buralara geldik. Örneğin Koltuğunuz belinizi üşüttü diyelim, hemen uyarı geliyor :”koltuk soğutmanızı kapatıyorum bilginize”.  Masamı aç diyorum bana “kahvenizi de yapayım mı” diye ekliyor. Bunları ortaya ilk siz çıkartıyorsanız siz farklısınız demektir. Bizim farkımız bu. Ben 1992 yılında, uzaktan kumanda ile otomobili çalıştırıp yanıma getirirdim ve dünya buna şaşırırdı. 1992 yılı yani 24-25 yıl öncesi..  bugün ise aracıma elimde ki cep telefonu le komut veriyorum. Bizim farkımız bu. Şimdi sizler güzel bir eğitim alıyorsunuz. İsterseniz herşeyi başarabilirsiniz.” dedi.

Editör: Erdal ŞAHAN